ABD’nin Ukrayna fiyaskosu

ABD’nin Ukrayna fiyaskosu

Haberler 26.09.2015, 02:29
ABD’nin Ukrayna fiyaskosu
MUSTAFA KEMAL ERDEMOL
kemalerdemol@yahoo.co.uk

 

Alman ZDF televizyonu tarafından ortaya atılan iddiaya göre ABD Hava Kuvvetleri Almanya’daki Büchel hava üssüne B61 tipi yeni nükleer bombaları taşımaya başlayacak. Rusya’nın önceki gün çok sert açıklama yapmasına yol açan bir gelişme bu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Sözcüsü Dimitri Peskov “böyle bir girişimi Rusya’nın karşılıksız bırakmayacağını” açıkça söyledi.
Tepkinin sert olmasının haklı gerekçeleri var,çünkü ABD’nin bu adımı, Peskov’un dediği gibi “Avrupa’daki stratejik dengeyi” bozacak çok tehlikeli bir girişim. Bu nedenle Soğuk Savaş sonrasının en açık “meydan okuyuşu”nu gerçekleştirdi Rusya. “Karşılık veririz” tutumu son derece ciddi. Gerçekleşir mi peki bu? Rusya’nın gerçekten bunu yapabilecek gücü var mı?

Rusya ABD’yi geride bıraktı
Askeri olarak yapıp yapamayacağı ayrı mesele ama Rusya’nın bu çıkışı siyasal, ekonomik alanda ABD karşısında gittikçe güçlenen konumu nedeniyle kof bir “dayılanma” değil. Rusya hem diplomatik hem de ekonomik anlamda ABD’yi zor durumda bırakan bir durumda şu an. Özellikle Ukrayna sorununda ABD ile batılı dostlarının tüm oyunlarını boşa çıkardığı söylenebilir. Haliyle ABD’nin bu tür girişimlerine karşı çıkacak konjonktürel avantaja sahip.

Abd Ukrayna’da “çuvalladı”
Ukrayna sorununa, bölgenin dinamiklerini hesaba katmadan burnunu sokan ABD, Ukrayna krizine müdahil olmakla Rusya’yı özellikle bölgede yalnızlaştıracak, ekonomisini çökertecek, bir kan denizinin içine çekecek nihayet Rusya içindeki özerk bölgelerde Rusya karşıtı rejim değişiklikleri gerçekleştirecekti. Ancak gelişmelere bakıldığında ABD’nin bu konuda hiç de başarılı olmadığı görülüyor. Uygulanan ticari ambargonun kısıtlı zararlarına rağmen Rusya başta Çin olmak üzere bir çok ülkeyle çok güçlü ekonomik/ güvenlik esasına dayalı ilişkiler geliştirdi bu dönemde. Ekonomik yaptırımlar Rusya’yı ithalattan kısmen vazgeçirip “iç ekonomisini” geliştirmeye yöneltti. Çok soğukkanlı bir tutumla hem ABD’yi, hem NATO’yu hem de batı ülkelerini Ukrayna’daki çatışmaların tarafı haline dönüştürdü. Ukrayna krizi ABD ile Avrupa Birliği arasında siyasi bir yarılmaya da yol açtı.

Bir zamanlar Gürcistan’da yaptığı gibi Ukrayna’da da “devrim” gerçekleştireceğini sanan ABD ile müttefikleri halk desteğinden yoksun, ABD parasıyla faaliyet yürüten NGO’lar ile sadece bir iki türedi zengin oligarkın desteklediği Ukrayna muhalefetinin ne kadar zayıf olduğunu hesaba katmadılar. Ukrayna krizinde çatışmanın taraflarından biri haline gelmekle aslında Rusya’nın popülaritesini arttırdılar. Ukrayna’nın doğusundan 1.5 milyona yakın insan Rusya’ya geçti.

ABD öğrenememiş
ABD, kendisinden önceki büyük emperyalist İngiltere’den ders almamışa benziyor. İngltere 1948’de Hindistan’dan çekildikten sonra Hindistan karşıtı bir Pakistan oluşturabilmişti. 1921’de Serbest İrlanda’dan çekildiğinde Serbest İrlanda karşıtı bir Belfast merkezli İrlanda kurduğu gibi. Ya da Batılı güçlerin Çin’in karşısına Tayvan’ı çıkarmaları gibi. Ama ABD tüm çabalarına rağmen Ukrayna’yı Rusya karşıtı bir güce çevirmeyi başaramadı.

Ukrayna yüz yıldan fazla bir zamandır Rusya’nın bir anlamda, kültürel açıdan özellikle bir parçası. Jeopolitik bir önemi de olmayan zayıf bir devlet. Ülkenin doğusu anti Ukrayna, batısı ise anti Rus. ABD ile Batı Rusya ile Ukrayna’yı karşı karşıya getirmek isterken Ukrayna’nın doğusu ile batısını birbirine düşürdü. Krize ABD müdahalesinden sonra Doğu Ukrayna hızla Rusya ekonomisine entegre oldu. Öyle ki bölgede Rus rublesi kullanılıyor, sakinlerinin çoğu Rusya pasaportuna sahip. Batı Ukrayna’nın ise Rusya ile ticari bağları koptu, ekonomisi çökmek üzere. Rusya’nın bölgesinde tarihi olarak da kendisine bağlı ülkeler üzerindeki etkisini ABD küçümsedi. O nedenle de krizin asıl sorumlusu olarak anılmayı hak ediyor.

Rusya, Ukrayna krizinden güçlenerek çıktı. Ekonomik ambargodan fazla etkilenmediği gibi, kimi ülkelerle yeni ticari anlaşmalar yaptı. Çin bunlardan biri. Çin sadece ticari ortak değil, çok pasif bir destek verdiği Rusya’nın Suriye politikasında artık aktifleşiyor da. Çin Halk Cumhuriyeti ordusundan ciddi sayıda asker ile hava araçlarının 6 hafta içerisinde Suriye’nin Tartus kentine geleceği ileri sürüldü ki gerçekleşmesi mümkün. Bir Çin gemisinin salı günü Süveyş kanalından geçiş yaptığı iddia ediliyordu. Bu Rusya’nın, ABD öncülüğünde kurulan koalisyon gibi bir koalisyon oluşturacağının da işareti sayılabilir.

Yani Rusya, ABD’ye “karşılık veririm” derken eli bir hayli güçlü.

 

 

 

birgün

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@