Son Dakika

Eğitim Sistemi Nereye Gidiyor?

Dr. Özkan Apaydın yazdı...

Dr. Özkan Apaydın 14.06.2018, 10:54 20.07.2018, 18:00
Eğitim Sistemi Nereye Gidiyor?

Eğitim Sistemi Nereye Gidiyor?

İnsanoğlunu tüm hayatı boyunca etkisi altına alan, onu geliştiren, ilkel duygularını estetik bir doku ile ören, düşünmesini, muhakeme etmesini sağlayan en önemli ve işlevsel güce sahip olan doktrin eğitimdir. Bir toplumun gelişmesi, refaha ermesi, sağlıklı, huzurlu bir ortamda yaşayabilmesi o ülkenin eğitim politikalarıyla doğrudan ilişkilidir. Eğitim sisteminde oluşan her türlü aksama, bir süre içinde toplumun büyük bir kesiminde etkisini göstermektedir. Toplumsal ilişkilerin, diyalogların oluşmasında da eğitimin rolü büyüktür.

Bu kadar öneme sahip olan eğitim sisteminin gelişmesi genel olarak Dünyanın her yerinde tüm devletlerin en önemli gündemlerinden birisi olmuştur, olmaya da devam etmektedir. Türkiye’de de uzun yıllardır eğitim sisteminde yapılan değişiklikler tartışma konusu olmaktadır. Yapılan her değişiklik toplum hayatını doğrudan etkilemektedir. Genç bir nüfusa sahip olmamız, öğrenci sayılarının çok olması gelişen bir ülke için büyük bir gücü ifade etmektedir. Ancak bu genç nüfus iyi bir eğitim alma maksadıyla çıktıkları yolda başarılı olamazsa devletin geleceğe dönük varlığını amaçladığı şekilde sürdürebilmesi mümkün gözükmemektedir.

Türkiye gibi temelleri binlerce yıl öncesine dayanan, belirli devlet kültürüne sahip güçlü bir ülke için eğitim konusu ikinci plana atılacak bir mevzu değildir. Bundan dolayıdır ki, eğitim sistemimizde sürekli olarak köklü denilebilecek değişikliklere gidilmektedir. Ancak bu değişikliklerin planlı- plansız sürekli olması, eğitimde amaçlanan başarıya ulaşmada aksaklıklar yaratmakta ve sistemin istikrarlı bir şekilde işlemesini engellemektedir. Bu istikrarsızlığın ve işlevsizliğin bir sürü sebebi olmakla birlikte en önemli sebeplerinden birisi Milli Eğitim Bakanlığının devlet okullarına tanıdığı haklar ile özel okullara tanıdığı hakların farklılığıdır.

Devlet okulları ile özel okulların fizikî imkânlarını, ders programlarını, kullandıkları materyal ve kitapları incelediğimizde bile eğitim sistemimizin tüm olumlu gayret ve çabalara rağmen büyük bir tıkanıklık içinde olduğunu görebilmekteyiz.

Örneğin devlet okullarında kaynak kitap kullanmak yasak iken özel okulların neredeyse tamamı istedikleri tüm kitapları kaynak kitap olarak kullanabilmektedir. Bu özerk anlayış haliyle özel okulları devlet okulları karşısında doğrudan bir adım öne çıkarmaktadır. Devlet okullarında gerek anaokulu gerekse ilkokulda tüm derslere sadece sınıf öğretmeni[1] girmekte iken özel okullarda anaokulundan itibaren tüm kademe ve sınıflarda tüm branş derslerine branş öğretmenleri girmektedir. Yani devlet okullarında sınıf öğretmeni aynı zamanda, müzik,  görsel sanatlar, beden eğitimi, bilişim, bilgisayar, drama öğretmeni olarak karşımıza çıkmaktadır.

Özel okullarda ise sınıf öğretmeni sadece sınıf öğretmenini ilgilendiren, sınıf öğretmeninin hâkim olması beklenen derslere girmekte, müzik dersine müzik öğretmeni, görsel sanatlar dersine görsel sanatlar öğretmeni, beden eğitimi dersine, beden eğitimi öğretmeni, bilgisayar dersine bilgisayar öğretmeni, yabancı dil dersine uygulama için yabancı bir yabancı dil öğretmeni, gramer için ayrıca bir yabancı dil öğretmeni, drama ve dans gibi birçok başka alana da yine o alanda uzman olan alanın öğretmenleri girmektedir.

Belki de ailelerin binlerce lira vererek, bazılarının ekmeğinden aşından artırarak, kısıtlı imkânlarına rağmen çocuklarını özel okullara vermelerinin en önemli sebeplerinden birisi bu durumdur. Bu durum aslında eğitimde fırsat eşitliği ilkesini de zedelemektedir. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Bölgesinde yaşayan öğrenciler için tamamen dezavantajlı bir durumun oluşmasına neden olmaktadır.

Türkiye’nin gelişmiş, eğitim imkânları iyi olan, eğitimcilerin çalışmak istediği bölgelerde yaşayan öğrenciler eğitim imkânları bakımından her anlamda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yaşayan öğrencilere göre çok daha avantajlı durumda eğitim olanaklarından faydalanmaktadırlar.

Oysaki artık tüm kamuoyunun bildiği üzere Türkiye’de eğitimde ihtiyacın karşılanması bakımından sayısal anlamda öğretmen sıkıntısı yoktur. Pekâlâ devlet okullarında da anaokulundan itibaren ilkokul da dahil olmak üzere tüm branş derslerine o derslerin uzmanı olan branş öğretmenleri girebilir. Zaten doğrusu da budur. Bu konuyla ilgili yazılmış sayısız yüksek lisans, doktora tezleri, makaleler ve bilimsel araştırma örnekleri vardır.

Çocuklarımızın küçük yaşta sanatsal, sporsal ve tüm alanlarda keşfedilerek ilgi, yetenek ve ihtiyaçları doğrultusunda yönlendirilmesi de ancak bu şekilde olabilir. Çocuklarımızın küçük yaşta sanat eğitimini, spor eğitimini, yabacı dil eğitimini ve diğer tüm branş derslerin eğitimini bu alanların uzmanı olan öğretmenlerden alması bu derslerde hedeflenen kazanımlara ulaşabilmesi kuşkusuz hem öğrencilerin, öğretmenlerin hem de ailelerin isteyecekleri bir durumdur. Nasıl ki hastaneye gittiğimizde neredeyse her organımız için konuyla ilgili alanda yetişmiş doktora gidiyorsak, eğitim- öğretimde de tüm derslere o derslerin uzmanı olan branş öğretmenlerinin girmesi gerekmektedir. Aksi takdirde eğitim sistemimizin bir kanadı hep kırık bir ayağı hep çukurda kalacaktır.

Temennimiz odur ki, yetkililer bu gerçeği görsün ve bununla ilgili çalışmaları derhal başlatsınlar. Millî gelirimizin neredeyse en büyük payın Milli Eğitim Bakanlığına aktarılmasına rağmen neden hala eğitimde istenilen hedeflere ulaşılamadığını tartışanların bu konuyu da gündemlerine almasını ümit ediyoruz.

Eğitim geleceğimiz, geleceğimiz her şeyimizdir.

r. Özkan APAYDIN[2]

Eğitimci –Yazar


[1] Devlet okullarında ilkokul 2. Sınıftan itibaren yabancı dil dersine yabancı dil öğretmenleri girmeye başlamıştır. Ancak daha önce 4. Sınıftan itibaren müzik, resim ve beden eğitimi derslerine bu alanların branş öğretmenleri girmekte iken 4+4+4 sistemi ile 4. Sınıftaki bu derslere girme görevi de sınıf öğretmenlerine bırakılmıştır.

[2] aranje44@gmail.com

Yorumlar (0)
-3°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 24 Ocak 2020
İmsak 06:29
Güneş 07:56
Öğle 13:06
İkindi 15:42
Akşam 18:05
Yatsı 19:27
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 18 40
2. Başakşehir 18 36
3. Trabzonspor 18 35
4. Fenerbahçe 18 34
5. Alanyaspor 18 32
6. Galatasaray 18 30
7. Beşiktaş 18 30
8. Göztepe 18 26
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 18 24
11. Çaykur Rizespor 18 23
12. Denizlispor 18 22
13. Gençlerbirliği 18 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 18 15
16. Antalyaspor 18 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Erzurum BB 18 31
3. Bursaspor 18 30
4. Akhisar Bld.Spor 18 28
5. Keçiörengücü 18 28
6. Ümraniye 18 28
7. Menemen Belediyespor 18 28
8. Adana Demirspor 18 27
9. Altay 18 24
10. Balıkesirspor 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 18 23
13. İstanbulspor 18 20
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 18 16
16. Adanaspor 18 13
17. Boluspor 18 13
18. Eskişehirspor 18 9
Takımlar O P
1. Liverpool 23 67
2. Man City 24 51
3. Leicester City 24 48
4. Chelsea 24 40
5. M. United 24 34
6. Tottenham 24 34
7. Wolverhampton 24 34
8. Sheffield United 24 33
9. Southampton 24 31
10. Arsenal 24 30
11. Crystal Palace 24 30
12. Everton 24 30
13. Burnley 24 30
14. Newcastle 24 30
15. Brighton 24 25
16. Aston Villa 24 25
17. West Ham 23 23
18. Bournemouth 24 23
19. Watford 24 23
20. Norwich City 24 17
Takımlar O P
1. Barcelona 20 43
2. Real Madrid 20 43
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 20 31
7. Valencia 20 31
8. Athletic Bilbao 20 30
9. Villarreal 20 28
10. Granada 20 27
11. Real Betis 20 27
12. Levante 20 26
13. Osasuna 20 25
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Mallorca 20 18
18. Celta de Vigo 20 16
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 20 14
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@