Milli Eğitim Temel Kanununda öğrencilerin ’’Milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren, ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan’’ bireyler olarak yetişmesini amaçlayan, maddeyi dayanak göstererek 16 Haziran 2014 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı ve Hizmet Vakfı arasında bir protokol imzalanmıştır. Protokol kapsamındaki faaliyetleri de eksiksiz olarak yürütülmesi konusundaki yazı tüm vali ve kaymakamlıklara gönderilmiştir.
          ‘’Etkileşimli tahtalar, tabletler, teknolojinin tüm imkanlarıyla hazırlanmış ders materyallerine ruh katacak, milli ve manevi değerlerimize olan ihtiyaç günden güne daha da hissedilmektedir.’’  İşbirliğinin temel gerekçesi olan bu madde ile çocuklarımızın zihinlerini bilgiyle doldururken gönüllerini de sevgiyle donatıp, ahlaklı birer fert olarak yetiştirme misyonunu Hizmet Vakfına veren Bakanlığımız Değerler Eğitimi’nde kendi öğretmenini hiçe saymaktadır. 
         Milli Eğitim Bakanlığına bağlı tüm kurumlarda Değerler Eğitimi’yle ilgili seminerlerin verilmesi öncelikle pansiyonlu okullardan başlanarak yaygınlaştırılması hususunda sözleşme bakanlığımızın müsteşarı ve Hizmet Vakfı başkanı tarafından imzalanmıştır.
         Şimdi sormak istiyorum;
-    Hizmet Vakfınca gönüllü olarak görev yapan kişiler kimlerdir?
-    Anlatacakları Değerler Eğitimi’nin içeriği nelerdir?
-    Bu kişiler öğretmenden farklı hangi vasıf, nitelik taşımaktadır?
-    Ablalı kızlı, ağabeyli kardeşli bu Değerler Eğitimi hangi amaca hizmet edecektir?
-    Bakanlığımız Milli Eğitim Temel Kanunun da yer alan milli, ahlaki, insani ve manevi değerlerini öğretmek için kendi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerini eksik ve yetersiz mi bulmaktadır?
-    Manevi değerlerle ilgili derslerimizi İlahiyat Fakültesi mezunu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerimiz yerine Hizmet Vakfı’na mı teslim edilecektir?
-    Bilindiği gibi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerinin çoğunlukla üye olduğu yetkili sendika üyelerinin bu şekilde itibarsızlaştırılmasına neden seyirci kalıyor?
-    Bu gün Hizmet Vakfı, yarın hangi vakıf olacak?

           Bu protokolün gereği 2014-2015 öğretim yılında ilimizin pansiyonlu okullarında haftanın belirli bir günü akşam saatinde Değerler Eğitimi semineri başlatılmıştır. Katılımın gönüllülük esasına dayalı olduğu bu uygulama öğrenciler tarafından çok ilgi görmese de cazip hale getirilmiştir. Bir takım hediyelerle öğrencilerin ilgisi çekilmeye çalışılarak gönülleri maddi değerlerle fethedilmeye çalışılmaktadır. Manevi değerlerin maddi değerlerle kazanılmaya çalışılması çok anlamlıdır…
             
            İktidarın birçok branşta, mesleki itibarımızı ve uzmanlık alanımızı hiçe saydığı ortadadır. Devletin kendi öğretmenini yok sayarken, eğitimini başka ellere teslim etme mantığı kabul edilemez. Bilgiyi teknolojiye, maneviyatı ağabeyli ablalı kişilere havale eden bakanlığımızın uygulamalarına yetkili sendikanın seyirci ve sessiz kalması, öğretmenlerin itibarını daha da azaltmakta, öğretmenleri savunmasız bırakmaktadır.

            2014 yılının tüm acılarıyla, güçlükleriyle ve sıkıntılarıyla bitmesini, yeni yılın aydınlık geleceğimize umut olması temennisi ile yeni yılınızı kutluyorum.   
            Sağlıklı, mutlu yıllar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.