DENİZ OLMAK…

Deniz Gezmiş’in eylemci ve devrimci kişiliği, ölüme gözünü kırpmadan gidişi, hepmizin belleklerinde. Deniz’in “en güzel 100 metre koşusu”  örnektir bizlere. Liderdir, evlerimizde fotoğrafı olan, hâlâ adını taşıyan çocuklara seslenilirken geniz yakan. Akıl tutulması yaratılmaya çalışılan toplumda, oynanan bu oyunu kavrayan halkın itirazcısı, öncüsü olmaktır Deniz.

Genç olmaktır, namlu gibi. Teorik tartışmalarda, eylem planlarında, gülerek yapılan anlatımlara ve şakalara yer vermenin, mücadelenin kavratıcı unsurları olduğunu bilmektir. Öyle ki ölüme bile giderken “eyvallah” diyerek, gülümsemektir.

Deniz olmak şiir okumaktır, sinemaya gitmektir,  türkülerin dilinden anlamak, soyut klasik müzikleri somutlaştırmak, bir yapıtın duyumsattığı hazzı tatmaktır. Okumak ve anlamaktır. Bilime ve bilimsel düşünceye inanmak, yaşamın son anına kadar öğrenmekten vaz geçmemektir. Rakı-balık mekânlarında, olması gerekeni kitaplardan alıntı cümlelerle anlatmak yerine, teoriyi toplumsal gerçekliklerle analiz etmek  ve uygulamaktır.

Deniz olmak düzenlenecek eylemin, amacını, hedefini,sınırını net olarak belirlemektir. Eylemin macera yaşamak için değil, sonuç almaya yönelik olduğunu bilmektir. Sermayenin düzen çarkını,  rahatsız eden bu olduğundan, kuşatılıp, yok edilmek kaygısı gütmeden inadına büyümektir. Böyle bir inançla sağlanan güvenin toplumda sarsılmaz olacağını bilmektir. Düşüncelerinin doğruluğunu, en sıradan yurttaşa bile kabul ettirmek, onların taleplerinin büyüklüğüne, küçüklüğüne hiç aldırmadan dinlemek, o istemleri elle tutulur gerçekliğe oturtmaktır. “Deniz bir eylem yapıyorsa haklıdır” dedirtmektir herkese.

Deniz olmak, toplumun değerlerinin yok edilmesine dur diyebilmektir.  Korkmadan topluma sahip çıkmaktır. Hedefe kilitlenmek, Amerikan emperyalizmi ve işbirlikçilerinin “halkın bağımsızlığını” yok etme, insanı köleleştirme gerekçelerinin kapitalizme hizmet etmek olduğunu;  işçilere, öğrencilere, köylülere dur durak bilmeden anlatmak ve onları anlamaktır .

Deniz olmak ; Dava  adamı olmak,toplumda destanlaşmaktır. Saltanat sürenlerin, mevki ve makam peşinde koşan menfaatçilerin, yardakçıların, duyarsızların yüzlerine “doğruları” haykırmaktır. Bir uyanık bakış olmak, mücadele ateşini yakmak ve o ateşi büyütmek için körüklemektir.  Ülkenin sömürüsüne, kavgayla, direnişle karşı koymak, emperyalizme boyun eğmemektir.  Dış güçlerin kirli, kanlı oyunlarına karşı ders vermektir 6. Filo’ya verilen ders gibi, işbirlikçileri ise zeka ile susturmaktır. Vatan için uykuların kaçmasıdır. Mustafa Kemal yürüyüşünün neden yapıldığını bilmek, tam bağımsızlığı ve Atatürk’ü anlayarak, “Atatürkçü” olmaktır. Adımları halk ile birlikte atıp, omuz omuza yürümek, insanı kucaklamak, insan ayrımı yapmadan “insanca” yaşamaktır. 

Deniz olmak, “Ben gelecekten her zaman umutluyum. Tarihin çarkları bizden yana dönüyor. Kaldı ki biz halkın umuduyuz.” diyerek, UMUT olmaktır. Deniz olmak, yaşamayı değil, yaşatmayı seçerek DEVRİMCİ olmaktır. Deniz olmak, her yıl binlerce yürekte filizlenerek yeniden doğmak, yarınlar olarak çoğalmak ve SONSUZ olmaktır…

İYİ Kİ DOĞDUN DENİZ GEZMİŞ. DÜŞÜNCEN YAŞIYOR! DÜŞÜNCEN YAŞAYACAK! YAŞASIN “TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE”!

Deniz ŞAHİN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.