T.C. Anonim Şirketi = Totalitarizm

Recep Tayyip ERDOĞAN; bir konuşmasında “Bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa Türkiye de öyle yönetilmelidir.”  dedi. Evet bu sözü maalesef  Cumhurbaşkanı söyledi.Bu sözün karşılığı Totalitarizm talebidir.

T.C. Anonim Şirketi = Totalitarizm

T.C. Anonim Şirketi = Totalitarizm

Recep Tayyip ERDOĞAN; bir konuşmasında “Bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa Türkiye de öyle yönetilmelidir.”  dedi. Evet bu sözü maalesef  Cumhurbaşkanı söyledi.Bu sözün karşılığı Totalitarizm talebidir.

Bu sözü kabul etmek çok zor.  Şirketler ile devletleri karşılaştırmak ve devleti şirket gibi yönetmek düşüncesi, kabul edilemez bir düşünce. İddia ediyorum bu düşünceyi, dünyada başka hiçbir ülkenin Cumhurbaşkanı, hatta yöneticisi  söyleyememiştir. Sanırım Vahşi kapitalizmin, totaliter sistemin bile aklına gelmeyecek bir acayip sistem, Totalitarizmin son noktası.

Birilerinin Vatandaşlık bağı ile kölelik farkını anlaması lazım. Demokrasinin olmazsa olmazı güçler ayrılığı ilkelerini öğrenmek lazım. Anayasayı okumak ve anlamak lazım. Uluslararası sözleşmeleri okumak ve anlamak lazım. İnsan hakları sözleşmelerini okumak ve anlamak lazım. Demokrasi, hukuk ve devlet düzeni ilkeleri okumak ve öğrenmek lazım.

Bulunduğu koltukta kendisini patron, vatandaşları da çalışan olarak görmeye başladı sanırım. Kimin sermayesi ile kimi yöneteceksin. Tek başına her düşündüğün kararı alabileceğini mi sanıyorsun? İstemediğin vatandaşları vatandaşlıktan mı atacaksın?

Hatırlatmakta fayda var, bu memleket dedelerimizin kanları ile sulandı. Kendini Patron, bizleri köle zannetme. Senin hissen kadar her birimizin hissesi var bu cumhuriyette. Sen asla patron değilsin, bizde senin için çalışan işçiler değiliz.76 milyon hisseli Vatan topraklarının ortak sahipleriyiz. Başlangıçta yaptığımız bir sözleşmeye göre eşit haklara sahip vatandaşlarız. Anayasa dediğimiz ve 76 milyonun onay verdiği bir sözleşmemiz var. Bu hukuk metninin gereği olarak ben vatandaşlık görevlerimi  yapıyorum. Yani askere gidiyorum, vergimi veriyorum, konulan kanunlara uyuyorum.Sende uymak zorundasın. Aklına geleni söyleyemez, aklına geleni yapamazsın. Üstüne yemin ettiğin Anayasada devletin şekli ve yönetimi açıkça yazılmıştır;  Anayasanın değiştirilemez nitelikteki  2. Maddesine göre

Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı,  “Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda; Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedi varlığı, refahı, maddî ve manevî mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde; Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı; Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medenî bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu; Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı; Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;  Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve  “Yurtta sulh, cihanda sulh” arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;” temel ilkelerine dayanan demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.   

Şirketler sadece kar amacı güder, Devletler ise kar-zarar değil Devletin bölünmez bütünlüğünü, milletin birlik ve beraberliğini, milletin şerefini, onurunu, bağımsızlığını, bayrağın dalgalanmasını, vatandaşlarının konfor, huzur ve sosyal refahını, temel haklarını, hukuklarını ve hürriyetlerini, iç-dış düzeni, sosyal ve ekonomik kalkınmalarını, sağlıklı ve güven içinde yaşamalarını ve insanca bir ortamda çalışmalarını ve adaletli bir ücret almalarını sağlama amacını güder. Bu amaçlar uğruna  gerekli tüm tedbirleri alır, gerekirse savaşa girer, büyük bedeller öder, zarar eder, can verir.

Bir şirket ile vatan kıyaslanamaz. Şirket İnsan eksenli değil, para eksenlidir. Devlet yönetimine halk egemendir, kuvvetler ayrımı vardır. Şirketi tek adam yönetir. Devlet A.Ş. olmaz, onun  adına TOTALİTARİZM denir.

Cengiz GÜLEBAY / 06.04.2015

Anahtar Kelimeler:
Cengiz Gülebay
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.