İmkan Bulsalar Burnumuza Sayaç Takacaklar

Bu rakamlar TUİK tarafından tespit edilen resmi rakamlardır. Bu rakamlara ilaveler yapmak mümkündür, ancak mevcut rakamlar vatandaşın ne kadar perişan olduğunu ortaya koymaktadır.

İmkan Bulsalar Burnumuza Sayaç Takacaklar

TUİK verilerine göre, kurumsal olmayan nüfusun;  %39,7’si konutunda “sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi vb.” sorunlar olduğunu, %42,2’si oturduğu konutta “izolasyondan dolayı ısınma sorunu” yaşadığını, % 65,4’ü hanesinin taksit ödemeleri ve borçları (konut alımı ve konut masrafları dışında) olduğunu, %78,5’i “evden uzakta bir haftalık tatili”, %49’u “beklenmedik harcamalarını” ve %75,5’i “yıpranmış ve eskimiş mobilyalarını yenileme ihtiyacını” ekonomik nedenlerle karşılayamadığını beyan etti.

Bu rakamlar TUİK tarafından tespit edilen resmi rakamlardır. Bu rakamlara ilaveler yapmak mümkündür, ancak mevcut rakamlar vatandaşın ne kadar perişan olduğunu ortaya koymaktadır.

Siyasi İktidar, bu perişanlığı göre-göre, vergide Adaleti esas almak yerine, vergi yükünde her kesimi eşit sayarak, Zenginden yana tavır almakta, fakir-yoksul-dar gelirlileri ezmektedir.

Vergide Adalet, vergi yükümlüsünün ekonomik ve mali gücü oranında olmalıdır. Yani az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalıdır. İşçi-Memur-Çiftçi-Köylü-Emekli-Asgari ücretle geçinenler-Taşeron İşçiler , ezilenler, işsizler ve benzeri dar gelirliler olarak toplumun büyük bir bölümünü oluşturmamıza rağmen, ödediğimiz vergiler Türkiye'de toplanan vergilerin  büyük bölümünü oluşturmaktadır.Bu adaletsiz vergi sistemi sadece yoksul kesimleri, bizleri ezmektedir. Her türlü zorluğun, imkansızlığın ve çaresizliğin içinde vergisini verenler yine yoksul kesimler olmaktadır.

Yoksul kesimler olarak; MADEM VERGİMİZİ ÖDÜYORUZ, ÜCRETSİZ ELEKTRİK ve SU  HAKKIMIZI İSTİYORUZ. Bizden alınan vergilerle bize hizmet için yapılan su tesisat ve üretiminden , elektrik tesisat ve üretiminden hakkımız verilmelidir. Madem yatırımlar benim vergimle tamamlanıyor, üretimden payımı istiyorum.

Siyasi İktidarlar; havadan-sudan para kazanmaya çalışıyorlar. Gözü dönmüş para hırsıyla, Halkın en temel insani ihtiyacı olan su, elektrik vb. temel ihtiyaçlarını ekonomik bir mala dönüştürmüşlerdir. Hatta,İmkan bulsalar nefesimizi kesip, burnumuza sayaç takacaklar.

Bu anlayışın yıkılması gerekir. Halkın  ihtiyacı olan Su-Elektrik  ihtiyaç değil hayatın devamı için vazgeçilmez ve temel bir insan hakkıdır, metalaştırılamaz.Sosyal devlet olmanın ön koşulu, vatandaşların her türlü yaşamsal giderlerini eşitlik ilkesine zarar vermeden karşılayabilmesidir. Bu kapsamda; Su ve elektrik hayatın vazgeçilmez unsurudur  ve önemli bir toplumsal değer olarak ele alınmalıdır. İnsanlığın tamamı, sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için gerekli sağlıklı, güvenli suya-elektriğe mutlaka ulaşabilmelidir. Elektrik ve Su gibi temel ihtiyaçlarda ücretlendirme de yoksul kesimler gözetilmeli,  1.kademe ücretsiz yapılmalı, sonraki kullanımlar kademelendirilmelidir. Yani Hiç kazanandan hiç,az kazanandan az, çok kazanandan çok olmalıdır.

Türkiye'de her haneye Temel insan hakkı olan su ve elektriğin ücretsiz olarak verilmesi için  hak tanımını bağlayıcı yasalar çıkarılmalıdır. Siyasi İktidar; Sosyal devlet olmanın bir gereği olarak ayrım gözetmeksizin her vatandaşına, vatandaşlık hakkı olarak; kişi başına günde asgari 200 Litre/kişi suyu , günde asgari 2 Kwh /kişi elektriği ücretsiz vermesi gerekir.

Madem vergimi veriyorum, yaşamsal ihtiyacım olan günde asgari 200 Litre/kişi  SU ve günde asgari 2 Kwh /kişi ELEKTRİK hakkımı istiyorum.

Cengiz GÜLEBAY / 09.02.2015

Anahtar Kelimeler:
Cengiz Gülebay
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.