İlahiyatçı Cemil Kılıç'tan çok çarpıcı değerlendirmeler Yeni İslam

Başta Türkiye olmak üzere bütün İslam dünyasının yeni bir İslam yorumuna ihtiyacı var. Zira cari İslam, yaralara merhem olmak şöyle dursun, her gün yeni yaralar açmaya devam ediyor. İslam toplumları bin türlü dertle / sorunla boğuşuyor.

Cemil Kılıç 29.03.2017, 21:30
İlahiyatçı Cemil Kılıç'tan çok çarpıcı değerlendirmeler Yeni İslam

YENİ İSLAM

Başta Türkiye olmak üzere bütün İslam dünyasının yeni bir İslam yorumuna ihtiyacı var. Zira cari İslam, yaralara merhem olmak şöyle dursun, her gün yeni yaralar açmaya devam ediyor. İslam toplumları bin türlü dertle / sorunla boğuşuyor.

Savaşlar, çatışmalar, terör faaliyetleri, ölümler, yoksulluk, sömürü, nepotizm ve insan hakları ihlallerinin en koyusu…

İslam ülkeleriyle ilgili haberlerin büyük çoğunluğunda bunlar var.  Oysa İslam, barış demekti, huzur demekti, adalet demekti.  Müslüman toplumlar çölde suya duyulan hasret gibi barışa hasret, huzura hasret, adalete hasret…

Cari İslam’ın sebep olduğu tüm bu sorunları, İslam’ın kendisine asla mal edemeyiz.  Açıkça ifade edelim;  sorunların kaynağı sultanların nezdinde egemenler lehine yorumlanan cari İslam’dadır.

Cari İslam, yüzyıllardır geniş Müslüman kesimlerin aleyhine işlerken sultanlar / halifeler başta olmak üzere bir avuç seçkinin ise daima lehine işledi. Sultanları yaşatmak adına milyonlar ölüme sürüklendi. Devlet kutsandı ve tanrılaştırıldı.

İktidar sahiplerinin otoritesine itaat, Allah’a itaat gibi görüldü. İslam itikadı ters yüz edilerek sultanlar, halifeler,  krallar; “Allah’ın yeryüzündeki gölgesi”  diye nitelendi. Hatta bu hususta peygambere atfen hadisler uyduruldu. Saray uleması dünyevi menfaat karşılığı Allah’ın dinini sultanların arzusuna göre yorumlayıp çarpıttı.

İtiraz dini olan İslam, itaat dinine dönüştürüldü. Başkaldırı dini olan İslam, kadercilik bağıyla pespaye bir boyun eğişin ideolojisi yapıldı. Zulme ve zalime isyan unutuldu. Her çeşit hak arayışı fitne etiketiyle damgalandı. Ölümler, sürgünler, cinayetler “İlahi takdir” denilerek aklanmaya çalışıldı. Hatta şehitlik kavramı, haksız ölümleri bile kutsamak için kullanılan bir maskeye dönüştü.

İslam, aklı önceleyen bir din iken nakil öne alındı. Yoksulu önceleyen bir din iken varsıl öne alındı. Kadını önceleyen bir din iken erkeğin lehine yorumlanarak erkek egemen bir hale getirildi. Halkı önceleyen bir din iken iktidar sahipleri öne alındı.

Bu apaçık bir sapma ve çıplak bir yozlaşma olarak vicdanları kanatmaya devam etti.

Zaman zaman bu cendereden çıkıp gerçek İslam’ı yeniden günyüzüne çıkarma gayretleri de oldu ama genel manzara hiçbir zaman değişmedi. Çölde bir vaha misali İslam toplumları kısa aralıklarla da olsa adil ve barışçıl düzenler kurup ara dönem denilebilecek devirler de yaşadı ama bunlar süreklilik kazanamadı.

Yeni bir İslam yorumuna duyulan ihtiyacın tespiti, kimilerince reformizm olarak değerlendirilip boğulmak istense de İslamî tecrübe bu konuda kendi kavramını aslında üretmiştir. Bu kavram tecdid kavramıdır. Tecdid, Arapçada yenileme manasına gelmektedir. Zamanla kaybolmaya yüz tutmuş özü ortaya çıkarıp yeniden idraklere ulaştırma hareketi olarak tecdid, İslamî yenilemenin anahtarıdır. Tecdid, dinî değerleri ve dinsel hükümleri, içinde yaşanan toplumun gereklerine göre yeniden yorumlama ve çağa uyarlama hareketidir. Bu işi deruhte edenlere de müceddid denilmektedir.

Bugün, İslam’ı günümüz dünyasına uyarlayacak, çağdaş toplumların gereklerine göre yeniden yorumlayacak “yenileyici / müceddid” beyinlere şiddetle ihtiyaç duyuluyor.

İslam tarihi büyük müceddidler doğurmuştur. Sözgelimi İslam peygamberinin vefatının üzerinden daha bir buçuk asırdan fazla bir zaman geçmemiş olmasına karşın Ebu Hanife gibi büyük bir müceddidin doğduğunu görüyoruz. Ebu Hanife, kendi dönemindeki cari İslam’a itirazını yükseltmiş, nakle ve sultana karşı aklı ve halkı önceleyen yeni bir İslam yorumu geliştirmiştir.

Peygamberimizin ahirete irtihalinden sonra adım adım ilerleyen saltanatçı, kabileci ve Arapçı İslam anlayışı, temelleri Halife Osman tarafından atılan nepotizm hastalığı altında kıvranırken, Ebu Hanife’nin akılcı dini yorumları şiddetle karşılanmış ve bu büyük müceddid, yaşamını zindanda işkencelere uğrayarak tamamlamıştır. Fakat düşüncelerinin etkisini kırmak egemenler için kolay olmamıştır. Sonunda Ebu Hanife’nin öğrencileri onun mirasını etkisizleştirerek sultanlara teslim olmuşlardır. Bugünkü Hanefilik işte bu sebeple Ebu Hanife’nin düşüncelerinin biçimlendirdiği bir Hanefilik değil sultanlarca satın alınmış bir Hanefiliktir.

Günümüzde özellikle Sünni dünyası açısından İslamî tecdidin besleneceği ana kaynak, Ebu Hanife olmalıdır. Ancak Ebu Hanife ile günümüz Hanefiliği asla birbirine karıştırılmamalı. Zira gerçek İslam ile cari İslam arasındaki bağ nasıl ki isim benzerliğinden öteye geçemiyorsa aynı durum Ebu Hanife ve cari Hanefilik için de söz konusudur.

Tecdid hareketinin besleneceği kaynak elbette ki Ebu Hanife ile sınırlı kalamaz. Ebu Hanife’nin buradaki konumu ve rolü öncü oluşudur. Onun açtığı kapının yeniden açılmasıdır yapılması gereken… Açılan kapıdan tarihte olduğu gibi bugün de pek çok müceddidin geçeceği muhakkaktır.

İslamî tecididin bir diğer kaynağı da ehlibeyt imamlarından Cafer – i Sadık’tır. İmam Cafer’in ilmî mirası canlandırılmalıdır. Hem Ebu Hanife hem de Cafer- i Sadık, yaptıkları ilmî çalışmalarla saltanatçı İslam’a karşı Muhammedî İslam’ı savunmuşlardır. Günümüz egemenlerinin de ideolojik ataları gibi, dini halka karşı çok iyi kullandıkları ortadadır. Bu egemenlerin İslam’ın sömürülmesi üzerine kurdukları iktidarlarını kaybetmeleri de yine İslamî bir hareketle gerçekleşecektir. Yeni İslamî hareket; dini, halkın lehine yorumlayan, akılcı ve bilimi esas alan bir hareket olmalıdır.

Ceberrut değil güler yüzlü…

Mezhepçi ayrımcılığa dayalı değil birleştirici ve kucaklayıcı…

Serveti ve zenginliği değil emeği önceleyen…

Egemenlerin hizmetinde değil ezilenlerin yanında…

Baskıcı değil özgürlükçü…

Cehennem korkusu üzerine kurulu değil cennet müjdesini öne çıkaran…

İnanca körü körüne bağlı değil onu aklın süzgecinden geçiren…

İbadetleri / ritüelleriyle değil ahlaki ilkeleriyle tanınan, tanıtılan…

Dini bir siyasal ideoloji olmaktan kurtarıp vicdanlara emanet eden…

Adaleti ve barışı her şeyden önemli gören…

Yeni bir İslam yorumunu ya üreteceğiz ya da hem Türkiye toplumu hem de bütün Müslüman toplumlar olarak sefalet içerisinde yaşamaya devam edeceğiz.

Anımsayalım; ne diyor bize Kur’an?

“…Li külli ecelin kitab / …Her zamanın bir hükmü vardır.” / Rad Suresi 38. Ayet.

 CEMİL KILIÇ  / İLAHİYATÇI YAZAR   


Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
kapalı
banner978
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 14 Kasım 2019
İmsak 05:58
Güneş 07:25
Öğle 12:38
İkindi 15:17
Akşam 17:41
Yatsı 19:02
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 11 21
2. Fenerbahçe 11 20
3. Trabzonspor 11 19
4. Alanyaspor 11 19
5. Başakşehir 11 19
6. Galatasaray 11 19
7. Malatyaspor 11 18
8. Beşiktaş 11 18
9. Gaziantep FK 11 15
10. Çaykur Rizespor 11 14
11. Göztepe 11 13
12. Konyaspor 11 13
13. Kasımpaşa 11 12
14. Denizlispor 11 11
15. Antalyaspor 11 11
16. Gençlerbirliği 11 10
17. Ankaragücü 11 9
18. Kayserispor 11 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 11 21
2. Fatih Karagümrük 11 19
3. Ümraniye 11 18
4. Balıkesirspor 11 18
5. Akhisar Bld.Spor 11 18
6. Erzurum BB 11 18
7. Keçiörengücü 11 18
8. Bursaspor 11 17
9. Menemen Belediyespor 11 17
10. Altay 11 15
11. Adana Demirspor 11 12
12. İstanbulspor 11 12
13. Giresunspor 11 12
14. Boluspor 11 10
15. Osmanlıspor 11 10
16. Adanaspor 11 8
17. Altınordu 11 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Liverpool 12 34
2. Leicester City 12 26
3. Chelsea 12 26
4. Man City 12 25
5. Sheffield United 12 17
6. Arsenal 12 17
7. M. United 12 16
8. Wolverhampton 12 16
9. Bournemouth 12 16
10. Burnley 12 15
11. Brighton 12 15
12. Crystal Palace 12 15
13. Newcastle 12 15
14. Tottenham 12 14
15. Everton 12 14
16. West Ham 12 13
17. Aston Villa 12 11
18. Watford 12 8
19. Southampton 12 8
20. Norwich City 12 7
Takımlar O P
1. Barcelona 12 25
2. Real Madrid 12 25
3. Atletico Madrid 13 24
4. Sevilla 13 24
5. Real Sociedad 13 23
6. Athletic Bilbao 13 20
7. Getafe 13 20
8. Granada 13 20
9. Valencia 13 20
10. Osasuna 13 19
11. Villarreal 13 18
12. Levante 13 17
13. Real Valladolid 13 17
14. Deportivo Alaves 13 15
15. Eibar 13 15
16. Mallorca 13 14
17. Real Betis 13 13
18. Celta de Vigo 13 9
19. Espanyol 13 8
20. Leganés 13 6
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@