Cemil Kılıç'tan Cumhurbaşkanına Sorular

İlahiyatçı Yazar Cemil KILIÇ'tan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sorular..

Cemil Kılıç 01.10.2017, 14:10
Cemil Kılıç'tan Cumhurbaşkanına Sorular

Cumhurbaşkanımızın, kendi adının verildiği bir İmam Hatip Lisesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada; “CHP’nin tek parti olarak iktidarda olduğu dönemlerde cenaze yıkayacak imam yoktu... Tek parti döneminde köklü dini kurumların kapısına kilit vuruldu. Milletimiz bırakınız Kuran-ı Kerim eğitimini, cenazesinin ortada kalacağından korkmaya başlamıştı.” şeklinde sözler söylediğini basında okuduk, televizyonlarda izledik.

Cumhurbaşkanımızın, kendi adının verildiği bir İmam Hatip Lisesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada; “CHP’nin tek parti olarak iktidarda olduğu dönemlerde cenaze yıkayacak imam yoktu... Tek parti döneminde köklü dini kurumların kapısına kilit vuruldu. Milletimiz bırakınız Kuran-ı Kerim eğitimini, cenazesinin ortada kalacağından korkmaya başlamıştı.”şeklinde sözler söylediğini basında okuduk, televizyonlarda izledik.

Tüm samimiyetimle, Sayın Cumhurbaşkanımıza yardımcı olmak adına birkaç söz etmek istiyorum.

Sayın Cumhurbaşkanım,

Siyaseten bugünün CHP’sine karşı mücadelenizi, zorlansam da anlamaya çalışıyorum ama Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki tek parti iktidarını hedef alan sözlerinizi bir türlü anlayamıyorum. Üstelik eleştirilerinizin pek çoğu da gerçeği yansıtmıyor. Kaldı ki siyasi kökeninizi dayandırdığınız Demokrat Parti de sizin eleştirdiğiniz CHP’nin içinden doğdu. Tek parti döneminde size göre yanlış olan bütün uygulamalara başta Adnan Menderes olmak üzere Demokrat Partililer de destek olmuştu. Kanımca siz Demokrat Partilileri de eleştirmelisiniz. CHP’nin içindeyken neden o uygulamalara destek oldular diye...

Lakin bunu hiç yapmıyorsunuz.

Öte yandan o dönemdeki yanlış uygulamalar noktasında ortaya koyduğunuz örneklerin pek çoğu isabetli değil. Zira gerçeği yansıtmıyor.

Söz gelimi; diyorsunuz ki, cenaze yıkayacak imam yoktu.

Sayın Cumhurbaşkanım, siz de biliyor olmalısınız ki, İslam’da cenaze yıkama görevlisi diye bir kurum yoktur. Bütün Sünni mezheplere göre cenazeyi en yakını yıkamalıdır. Hatta bazı Sünni mezheplere göre eşler bile birbirlerinin cenazelerini yıkayabilir. Böyleyken, cenaze yıkayacak imam yoktu, cenazeler ortada kalıyordu gibi sözler etmek biraz garip değil mi?  

Bir kez daha belirtayim ki, geleneğe değil de gerçek Muhammedî İslam’a göre konuşacak olursak; bizim dinimizde “cenaze yıkama imamı” diye bir müessese asla söz konusu değildir. Üstelik biliyorsunuz ki cenaze yıkamanın Kur’an’î bir dayanağı da yoktur. Cenaze yıkamak, kefelenmek, kabre koymak gibi uygulamalar hadislere dayalı bir gelenektir. Hatta cenaze namazı dahi bir duadan ibarettir. Bildiğimiz manada “namaz” değildir.

Hal böyleyken; tek parti dönemine yönelik en azından bu konu üzerinden ağır eleştirilerde bulunmak sanki biraz haksızlık gibi geliyor bana...

Ayrıca İslam’a göre “namaz kıldırma memuru” da yoktur.

Yine Sünni mezheplere göre aşağı yukarı, namazda imamlık yapmak için gerekli şartlar bellidir.

Müslüman olmak, erkek olmak,  kekeme olmamak, baliğ (Ergenlik çağına ulaşmış) olmak ve namaz kılmayı bilmek...

Bu şartları taşıyan herkes namazda imam olabilir.  

Dolayısıyla namaz kıldıracak “imam yoktu!” demek; “namaz kılmayı bilen kimse yoktu!” demekle neredeyse aynıdır. Zira İslam’a göre namaz kılmayı bilen herkes namaz da kıldırabilir. Tek şartla; yukarıdaki özelliklere sahipse...

Sayın Cumhurbaşkanım, bir de bazen, tek parti döneminde camilerin ahır yapıldığından falan bahsediyorsunuz.

Evet, doğru söylüyorsunuz aslında...

Birkaç caminin o dönemde ibadethane dışında bir işlevle kullanıldığı malumdur. Özellikle İkinci Dünya Savaşı yıllarında yani merhum İsmet Paşa döneminde, İstanbul’da bulunan “kutsal emanetleri” korumak için Anadolu’da bir ya da birkaç caminin “depo” olarak kullanıldığı biliniyor.

Yine aynı dönemde nem vb. özellikleri dikkate alınarak bazı camilerin buğday deposu olarak kullanıldığı da biliniyor. Savaşta ibadethanelere saldırmama, onları bombalamama kuralı düşünüldüğünde camilerin yiyecek deposu ve peygamberimizin “kutsal emanetlerini” koruma amaçlı olarak kullanılması son derece doğru ve isabetli değil mi?

Savaş şartlarında ordunun gıda ihtiyacı için camilerin buğday deposu olarak kullanılmasının neresi dine aykırı?! Kaldı ki sevgili peygamberimizin döneminde mescitlerde tef çalınarak, şarkı söylenerek düğün bile yapıldığını biliyoruz. Bu hususta hadis külliyatında pek çok hadis mevcut.

Gelelim ahır meselesine...

O dönemde atlar hala önemli bir ulaşım aracı idi. Savaş koşullarında atlar önemli bir ulaşım aracı olmaları nedeniyle bir nevi silah da sayılıyordu. Düşman uçaklarının, önemli ulaşım aracımız olan atlarımızı bombalamak suretiyle telef etmelerini önlemek için bazı camilerde atların saklanmış olması muhtemel ve mümkündür. Türkiye’miz İkinci Dünya Savaşına girmemiş olsa bile her an savaşa hazır bir vaziyette idi. Bu amaçla pek çok önlemin alındığını biliyoruz. Yine sorayım; camilerin, atların ve diğer silahların saklandığı bir depo gibi kullanılmasının neresi islam’a aykırıdır? Savaş kuralları gereği, İbadethanedir diye düşman uçaklarının taarruzuna karşı daha korunaklı olan camilerden bu şekilde yararlanılması son derece doğru ve zekice bir yöntem değil midir?

Sayın Cumhurbaşkanım,

Kur’an eğitimi yapılamıyordu demeniz de gerçeği yansıtmıyor.

1928’de yapılan Harf İnkılabına karşı çıkanların eski yazıyla kitaplar yazma, basma ve bulundurup yayma faaliyetine devam ettikleri malumdur. Cumhuriyet yönetiminin yeni harflerin yerleşmesini ve yaygınlaşmasını sağlamak için geçici bir süre eski harflerle yazılı eserlere yasak koyduğunu biliyoruz. Bu nedenle, bu yasağa muhalefet edenlere karşı bazı müdaheleler yapılmıştır. Bu müdahaleler sırasında neyin Kur’an, neyin başka bir eser olduğunu bilmeyen jandarma, pois vb. memurların bazı aşırlıklarının ve hatalarının olması mümkündür. Bunu Kur’an yasaklandı diye takdim etmek gerçekten biraz insafsızlık olmuyor mu?

“Kur’an öğretiyorum” bahanesiyle pek çok Cumhuriyet karşıtı kişinin gizli örgütlenmelere giriştiği ve halkı devlete karşı isyana teşvik ettiği tarihsel bir gerçek olarak önümüzde duruyorken bu türden örgütlenmelere karşı rejimin gayet tabii bir biçimde önlem almasını makul karşılamamanıza şaşırdığımı özellikle belirtmek isterim.

Kaldı ki Cumhuriyet, yüce kitabımız Kur’an’ı merhum Elmalılı Hamdi Yazır’a, Türkçeye tercüme ettirmiş (meal), tefsirini yaptırmış, on binlerce adet bastırarak halka dağıtmış, ayrıca aynı şekilde hadis kitaplarını da tercüme ettirmek suretiyle halkımızın anlaması için çok sayıda bastırarak dağıtımını sağlamıştır.

Sizin, eleştirinize düçar olan uygulamaların, yapıldığını ileri sürdüğünüz o yıllarda Sultan Ahmet, Süleymaniye, Fatih vb. pek çok camide gürül gürül Kur’an okunmaya devam ediyordu.

Öte yandan Harf İnkılabı konusunda, eğer bunu yanlış buluyorsanız, Cumhuriyeti suçlamanız da isabetli değildir. Zira Harf İnkılabı, Osmanlı’nın da yapmak istediği bir şeydi. Sultan İkinci Abdülhamit’in dahi yazının ıslah edilmesini istediğini bilmekteyiz. Yazının ıslahı yönündeki görüşlerin kökünün Osmanlıda olduğu ortadayken bu konuda yalnızca Cumhuriyeti zemmetmek doğru bir şey midir?

Harf İnklabının yanlış olduğu düşünülebilir. Ama bu konuda Osmanlıyı es geçip yalnızca Cumhuriyete yüklenmek pek de tutarlı bir davranış gibi görünmüyor. Bu arada ifade edeyim ki, bence, Cumhuriyetin en isabetli devrimi Harf İnkılabıdır. Zira eski harflerin Türk diline uygun olmadığı gün gibi ortadadır.

Sayın Cumhurbaşkanım,

Bugün FETÖ adlı alçak örgütün sözde dini kullanarak yaptığı faaliyetlerden devletimizin neler çekmekte olduğu hepimizin malumu. Cumhuriyetin ilk yıllarında ve tek parti iktidarı dönemlerinde de bugünün FETÖ’sü gibi başka adlarda nice yapılar vardı. O dönemde devletimiz tıpkı bugün FETÖ’ye karşı mücadele gibi bir mücadelenin içindeydi.

Bugün dahi dini kötü emelleri için kullanan FETÖ ve benzeri yapılar, hayat alanı bulabiliyorken o dönemde durumun daha vahim ve daha ciddi boyutlarda olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek. Cumhuriyetin sözde dinci yapılara karşı mücadelesini sanki din karşıtı mücadele gibi göstermek kesinlikle doğru değildir. Nasıl ki bugün FETÖ’ye karşı mücadele FETÖCÜLERİN müfterice iddia ettiği gibi din karşıtı bir mücadele değilse o günkü mücadele de haşa din karşıtı bir mücadele olarak nitelenemez.

Sayın Cumhurbaşkanım,

Ben, İHL ve ilahiyat mezunu biri olarak, Cumhuriyet devrimlerinin tümünün yürekten destekçisiyim. Buna rağmen o devrimlere yönelik eleştirel yaklaşımları da saygıyla dinlemeye ve yararlanmaya gayret gösteriyorum. Ama bazen bu eleştirilerin gerçeklik sınırını aştığını da görmekteyim. Bunun da bir mümin olarak, şahsım nezdinde hayli yoğun bir üzüntüye sebep olduğunu belirtmeliyim.

Şahsınıza takdim etmeyi mühim bir vazife bilirim ki, ben, ta Oğuz Kağan, Mete Han, Bumin Kağan, Bilge Kağan, Sultan Alparslan’dan başlayıp Osmanlı’ya varan, oradan Cumhuriyete ve oradan da devr – i iktidarınıza ulaşan bütün bir Türk tarihine köklü ve keskin eleştirilerim olsa da derin bir bağlılıkla mensubiyet duyan Yörük Türkmen bir yurttaşınızım.

Bu cümleden olarak satırlarımı, tarihimizin en büyük kahramanı olan büyük Atatürk’ün 11 Haziran 1937’de Trabzon’da söylediği bir sözüyle sonlandırıyorum:

“Ben, gerektiği zaman, en büyük armağan olmak üzere Türk milletine canımı vereceğim.”

Yorumlar (1)
Mete İltan Akanok 2 yıl önce
Her şeyden önce hayatta yaşananları iyi yorumlarsak o zaman bütün dinlerin istediği gibi paylaşımcı merhametli ve sevecen bir insan oluruz. birbirine saygı ve sevgi ile bakan bir topluluk olabiliriz.
-1°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 19 Ocak 2020
İmsak 06:32
Güneş 08:00
Öğle 13:04
İkindi 15:37
Akşam 17:59
Yatsı 19:22
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 17 37
2. Başakşehir 18 36
3. Fenerbahçe 18 34
4. Alanyaspor 18 32
5. Trabzonspor 17 32
6. Beşiktaş 17 30
7. Galatasaray 17 27
8. Malatyaspor 18 24
9. Gaziantep FK 18 24
10. Göztepe 17 23
11. Denizlispor 17 22
12. Çaykur Rizespor 17 20
13. Gençlerbirliği 17 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 17 15
16. Antalyaspor 17 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Erzurum BB 17 30
3. Keçiörengücü 17 28
4. Akhisar Bld.Spor 18 28
5. Ümraniye 18 28
6. Menemen Belediyespor 18 28
7. Bursaspor 17 27
8. Adana Demirspor 17 24
9. Balıkesirspor 17 24
10. Altay 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 17 23
13. İstanbulspor 17 19
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 17 13
16. Boluspor 17 13
17. Adanaspor 18 13
18. Eskişehirspor 17 6
Takımlar O P
1. Liverpool 21 61
2. Man City 23 48
3. Leicester City 22 45
4. Chelsea 23 39
5. M. United 22 34
6. Wolverhampton 23 34
7. Sheffield United 23 33
8. Tottenham 23 31
9. Crystal Palace 23 30
10. Arsenal 23 29
11. Everton 23 29
12. Newcastle 23 29
13. Southampton 23 28
14. Brighton 23 25
15. Burnley 22 24
16. West Ham 22 23
17. Watford 23 23
18. Aston Villa 23 22
19. Bournemouth 23 20
20. Norwich City 23 17
Takımlar O P
1. Real Madrid 20 43
2. Barcelona 19 40
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 19 31
7. Valencia 19 31
8. Athletic Bilbao 19 29
9. Villarreal 19 28
10. Granada 19 27
11. Levante 20 26
12. Osasuna 20 25
13. Real Betis 19 24
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Celta de Vigo 19 15
18. Mallorca 19 15
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 19 11
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@