Emek Cephesi 1 Kasım Sonuçlarını Nasıl Değerlendirdi?

Emek cephesi 1 Kasım seçim sonuçlarını nasıl değerlendirdi...

Haberler 04.11.2015, 23:04
Emek Cephesi 1 Kasım Sonuçlarını Nasıl Değerlendirdi?

truvatv.com - Çanakkale’de emek mücadelesi veren sendika yöneticilerine AK Parti’nin aldığı %49’luk oy oranını ve düşüncelerini sorduk.

1 Kasım seçimlerinde hiçbir anket şirketinin ve sosyologların tahmin edemediği bir sonuçla AK Parti, yüzde 49 gibi büyük bir oy oranıyla iktidara gelmeyi başardı. Bu durum yıllardır emek mücadelesi veren sendikalar ve emek örgütlerini de yeni bir sorgulamaya götürdü. Çanakkale’deki sendika yöneticilerinden AK Parti’nin aldığı oy oranlarını ve sendikaların bu konudaki düşüncelerini ve izleyecekleri yol haritasını sorduk. Sendika yöneticilerinden aldığımız ortak görüş ise zorlu bir süreç içerisinde emek ve demokrasi mücadelesinin ortak mücadele yaparak devam edeceği oldu.

Sendika yöneticileri AK Parti’nin aldığı %49’luk oy için şunları söylediler;

DİSK Çanakkale Şube Başkanı Erdinç Uslan; “Kimsenin beklemediği bir seçim sonucu ile karşı karşıya kaldık. Ancak emek örgütlerinin mücadelesi devam edecek. Emekçilere karşı hak, eşitlik ve emek sorunları olursa sesimizi yükselteceğiz. Seçimlerden çıkan sonuca bakar isek muhalefetin halkı iyi dinlemesi lazım. Kadroların kendilerini yenilemesi koltuklara yapışmaması ve 21. YY’ın direği olan gençlere yer verilmesi lazım. AKP umarım ötekileştirmelere yer vermez. Eğer böyle bir şeye başlarsa farklı farklı kutuplaşmalara doğru oluşan durumlar ortaya çıkar ve bu da çok kötü sonuçlara yol açar. Verilen vaatlerin yerine getirilerek asgari ücretin 1.300 TL’ye çıkartılmasını, taşeron işçilere kadro verilmesini bir an önce istiyoruz. AKP bu vaatlerle tek başına iktidar geldi ve umarım bunların arkasında dururlar.

KESK Çanakkale Dönem Sözcüsü Telat Koç; “Seçimler genel olarak çağdaş demokrasiye uygun gerçekleşmedi. 1 Kasım seçimlerine gidiş sürecinin milli iradeye karşı tanımlanması şiddetin arttırılarak ben varsam huzur var, yoksa huzur yok şeklinde gerçekleşti. Bilim emekçileri olarak yaşananlara bakmak zorundayız. Eğitim ve bilimde emekçilerin itibarsızlaştırılması, eğitimin niteliksizleşmesi, kamu kurumlarının devlet tarafından satıldığı bir sürecin içerisindeyiz. Bunların bu şekilde devam etmesini istemiyoruz. Emekçiler açısından tam bir yıkım olacağını düşünüyoruz ve bunun olmaması için mücadele edeceğiz. Sadece biz değil, uluslararası araştırmalar da Türkiye’de eğitimin geriye gittiğini gösteriyor. Laik ve bilimsel eğitimin geriletildiğini görüyoruz. 18 Mart Üniversitesi’nde bile şu anda 3 tane cami yapımı söz konusu ki Üniversitelerde bilimi, teknolojiyi ilerletecek atılımlar yapılması gerekli. Eğitim ve bilim alanında haklar mücadelesi birleşik mücadele ile aşılabilir. Türkiye’nin bütün emekçilerinin mücadelesi birleşik mücadele ile yapılır bunu bölmenin en kolay yolu ise inanç ayrımı ile gerçekleşir. Zorlu bir süreç olacak ama haklar ve özgürlükler konusunda mücadele devam edecek. Umarım bu zorlu süreci birleşik bir mücadele ile aşabileceğiz.”

Eğitim İş Çanakkale Şube Başkanı Ahmet Mantaş; “Ben, Eğitim İş olarak AKP’nin %49 bir oy aldığına inanmıyorum. Bu seçim normal bir seçim değildi. Halk patlamalarla ve katliamlarla tehdit edildi. Bakanlığa bağlı ‘SECSİS’ denilen bir kurum var ve bu kurum bağımsız olan güvenilir bir kurum değil. Her seçimi 1 aşağı 2 yukarı tahmin edebilen anket şirketleri bu seçimde nasıl oldu da bu kadar yanılabildiler. Halka yılgınlık yaratmak istiyorlar. AB’nin, ABD’nin Ortadoğu’da AKP’ye şu anda ihtiyaçları var. AKP’yi bir jandarma kuvveti olarak kullanmak istiyorlar ve bu onların projesidir. 13 yıl boyunca emekten yana hiçbir şey vermeyen AKP bu 4 yıl içerisinde de halka hiçbir şey vermeyecek. Halkın nasıl yoksullaştırıldığını, ezildiğini bu 13 yılda gördük. Verilen vaatlerin hiç birisinin gerçek olacağına inanmıyorum. Asgari ücretin 1.300 TL olacağına inanmıyoruz. Sermaye buna izin vermeyecektir. 13 yıl boyunca vermedi bundan sonra da vermeyecektir. Burada muhalefet partilerinin beceriksizliklerini gördük. Halk bu ezilmişlik içinde patlama noktasına gelecek ve kendi direniş noktalarında buluşarak sömürü politikalarına kendisi karşı çıkacaktır.“

Tüm Bel-Sen Çanakkale Şube Başkanı Zeki Önder; “Bütün hukuk kurallarının çiğnenerek keyfi kararlarla ve isteklerle ülke tekrar bir seçim atmosferine sokuldu. Bu konuda hükümetin uygulamalarının dışında muhalefet ise sınıfta kaldı. Buna bağlı olarak da hukukun çiğnenmesi, yüzlerce insanın ölmesi gibi birçok bedeli olmasına rağmen amaç kazanmak olduğunda maalesef ülkemiz bir kaç aydır, toplumu yaralayan bir süreç yaşamıştır. Ankara katliamını gördük. Devletin varlık gerekçesi, toplumdaki bireylerin varlık koşullarını sağlamak ve can güvenliğini sağlamaktır. Olay bunun ötesine geçmiştir ve bir anlamda tek parti hükümetini devam ettirmek, fiili başkanlık sistemini sürdürmek amacıyla hareket edilmiştir. Önümüzdeki süreç, verilen sözlerin tutulduğu, özgürlüklerin genişlediği, emekten doğru bir süreç olabilmesi için çok akılcı ve birleşik mücadele verilmesi gereken bir süreçtir. Onun için bu sürecin nasıl şekilleneceğini, birkaç kişinin keyfine bırakmak gibi bir lüksümüz yoktur. Tüm Bel-Sen olarak, aynı kulvarda emek mücadelesi verdiğimiz dostlarımızı, birleşik emek mücadelesine çağırıyoruz. Çünkü emek mücadelesi güçlü verilmediği sürece, ülkede özgürlük ve demokrasi yerine oturmamaktadır.”

BES Çanakkale Şube Başkanı Salih Ersoy; “1 Kasım seçimlerinden çıkan sonuç emek düşmanı politikaların tekrar iktidar olmasıdır. 13 yıllık AKP iktidarı her fırsatta gerek kamu emekçileri gerekse diğer emekçilerin kazanımlarını törpüledi ve sermaye için cennet haline gelen bir ülke yarattı. 1 Kasım'a kadar geçen sürede yapılan toplu sözleşmeler kamu emekçileri için hep kayıpla sonuçlandı. AKP'nin memur sendikası Memur-sen ile imzalanan sözleşmeler tarihe 'satış sözleşmesi' olarak geçti. Kazanım yerine özlük haklarının yitirilmesi, enflasyona yenik düşen zamlar hep başarı olarak sunuldu. 1 Kasım seçimleri ise zorlu bir maçın başlangıç düdüğüdür. Maç 90 dakika ancak AKP'nin hızla uzatmaları oynayacağından eminiz. Alınan oy oranları kimilerinde bezginlik yaratmış olabilir ancak ortaçağ karanlığına direnecek aklımız ve yüreğimiz hala yerinde. 1 Kasım seçimlerinde halkın yararına bir şey çıktığını düşünmüyorum. Mezhepçi ve gerici savaş politikaları ülkemizi uçuruma sürüklerken bu ülkenin emekçileri olarak güçlü olandan değil doğru olandan yana olacağımız iyi bilinmelidir. Büyük yüzdelerle teslim alacak olsa Hitler tüm dünyayı esir alırdı. Diktatörlerin her zaman tarihin çöplüğüne gömüldüğünü çok iyi hatırlıyoruz. Bu nedenle iktidar ya da muhalefet ne kadar oy almış olursa olsun güzel bir ülke için mücadelenin büyüyeceğinden eminim.” (Eren Aşnaz – Ekin Ercan)

 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
Üniversiteli İşçilerin Statü Değişikliği Talebini Haklı Buluyor musunuz?
bayan gömlek instax SEO Stratejileri ile Kalıcı Çözümler!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@