Tüm yönleriyle öğretmen strateji belgesi

Lider Eğitimci Yazarlar Derneğinden Cafer Güzel yazdı...

Cafer Güzel 29.10.2017, 00:08
Tüm yönleriyle öğretmen strateji belgesi

Bilindiği üzere 9 Haziran 2017 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak resmiyet kazanan “Öğretmen Strateji Belgesi” eğitim camiasında kıyasıya tartışılmakta ve tüm sendikalar tarafından da reddedilmektedir.  

Son olarak Eğitim Bir Sen'in eylem kararı aldığı söz konusu plan tartışma konusu olan sınav ve çoklu performansın yanında  kapsamlı, derinlikli, uzun vadeli, öğretmenlik mesleğini masaya yatıran ve yalnızca Milli Eğitim Bakanlığını değil devletin birçok kurumunu ve hatta sivil toplum örgütlerini de sorumlu kılan manifesto nitelinde ciddi bir strateji planıdır.

Öğretmen yetiştirme ve geliştirme sürecinde bir yol haritası niteliğinde olan ve 2017-2023 yılları arasında gerçekleştirilecek eylemleri kapsayan bu belgenin içeriği temelde üç ana başlıktan oluşmaktadır:

1.Amaç: Lisans Eğitimi sürecinde iyileştirmeler yaparak yüksek nitelikli, iyi yetişmiş ve mesleğe uygun bireylerin öğretmen olarak istihdamını sağlamak.

Bu kapsamda en geç 2019 yılının sonuna kadar MEB, YÖK ve ÖSYM koordineli olarak çalışarak birlikte yapacakları, başta eğitim fakülteleri olmak üzere öğretmen yetiştiren fakültelerde bir dizi yenilik ve iyileştirmeler öngörülmüştür. En önemlisi öğretmen ihtiyacı sayıları da her yıl bakanlık tarafından açıklanacak ve bu ihtiyaçlara göre fakülteler kontenjanlarını oluşturacak, adaylar ise bu ihtiyaçlara göre tercihlerini yapacaklardır.

Doğrusu lisans eğitimi düzeyinde yapılması düşünülen bu çalışmalar bana göre çok geç kalınmış uygulamalardır. Zira bakanlığın atadığı öğretmen sayısının dört katı kadarının atanmayı beklediğini, her ilde bir üniversite olup, plansız açılan kontenjanlar neticesinde çok sayıda öğrencinin öğretmen olma umuduyla fakülte okuyup sonrasında hayal kırıklığı yaşadığını ve bir çok genç insanın bu durumdan mağdur olduğunu dikkate aldığımızda bu planla yapılması düşünülen uygulamaların elzem olduğunu söylemek zorundayız.

Çok daha önemlisi öğretmenlik mesleği yalnızca üniversilerden teorik düzeyde tek taraflı öğrenilen bir meslek değildir ve olamaz. Nitekim akademisyenlerin ülkemizin eğitim gerçeğinden çok uzak ve de teorik fantezilerle uğraşıp ülkemize beklenen eğitim hizmetini verme konusunda yetersiz oldukları bilinmektedir. Bu nedenle akademisyenler tenezzül buyurup bulunduğu ilin en iyi okullarına değil en kötü okullarına teşrif etmeli eğitim gerçeğini ve öğretmenlik gerçeğini görmeli ve derslerini de buna göre anlatmalıdır. Zira yeni atanan öğretmenlerin çoğunluğu yetersiz kalmakta, bocalamakta ve ülkenin eğitim gerçeğine uyum sağlamakta zorlanmaktadır. Bu manada tecrübeli öğretmenler de gerekirse fakültelere gidip akademisyenlere ve öğrencilere ders vermeli, onları ülkenin eğitim gerçeği konusunda bilgilendirmelidir. Çünkü öğretmenlik mesleğinin ülke gerçeklerine uygun olarak gelişmesi ancak bu şekilde karşılıklı bilgi ve tecrübe paylaşımı ile mümkün olacaktır.

Bu bölüme ilişkin tüm sendikalar tarafından da eleştirilen ve kamuoyunu ciddi manada rahatsız eden, öğretmen atamalarında mülakatın olması daha işin başında insanların midesini bulandırmaktadır ki gerçekten gereksiz bir uygulamadır.

2. Amaç: Öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişimini sürekli kılmak.

Bu başlık altında 2018 yılının sonuna kadar periyodik olarak yapılacak bir performans değerlendirme sistemini hayata geçirmek amaçlanmıştır. Bu performans değerlendirme yöntemi, öz değerlendirmenin yanı sıra okul müdürü, meslektaş, öğrenci ve velinin de değerlendirmeye katıldığı bir performans değerlendirme sistemidir. Bir başka ifadeyle öğrencinin ve velinin öğretmene not vermesi şeklindeki en çok tartışılan değerlendirmedir.

İkinci yöntem ise tüm öğretmenleri her dört yılda bir sınava tabi tutmaktır. Söz konusu performans değerlendirme ve sınav sonuçlarının ise uzman öğretmenlik ve baş öğretmemelikte, yöneticilik görevlerine yükselmede, yurtdışında görevlendirmede, ödüllendirmede, hizmet puanının hesaplanmasında ve mesleki gelişim ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik gerekli tedbirlerin alınmasında kullanılması düşünülmektedir.

Bilindiği üzere eğitim camiasının yoğun tepkisine neden olan stratejik planlamalar bu başlık altında yapılması düşünülen çoklu performans değerlendirme sistemi ve her dört yılda bir yapılacak olan yazılı sınavdır.

Bana göre de haklı bir tepki olmuştur. Zira çoklu değerlendirme diye öğretmenlerin öğrenci ve veliler tarafından değerlendirilmesini düşünmek bile öğretmenlik mesleğini rencide eden bir bakış açısıdır. Nitekim daha önce müdürlerin değerlendirmesi konusunda bu uygulama yapılmış ve yanlış olduğu anlaşıldığı için bakanlığın bizatihi kendisi tarafından kaldırılmıştır. Şimdi aynı hataya tekrar düşmek bana göre zaman kaybı olacaktır. Zira toplumda, eğitim camiasında, sendikalarda ve nihayet vicdanlarda karşılığı olmadığı için havada kalmaya mahkûm olan bir planlamadır. Bu durum tıpkı müdürlerde olduğu gibi bir çeşit hesap görme duygusuyla deyim yerindeyse “Aslanı kediye boğdurmak” tır ki eğitim camiasının ve sendikaların sert tepkisi bu manada yerindedir.

Yazılı sınava gelince, temel gerekçesi lisans döneminde öğrenilen bilgilerin güncellenmesi olsa da bu durum tepeden tırnağa herkes için geçerli olduğu halde neden yalnızca öğretmenlerin dört yılda bir bilgilerini güncellemek için zorla sınava alındığı sorusu haklı ve anlamlı bir sorudur. Doğru olan herkesi zorla sınava sokmak yerine hem kariyer basamaklarını hem de yönetici atamalarını yazılı sınavla isteğe bağlı olarak yapmaktır. Zira sınav psikolojisini en iyi öğretmenler bilir!

3. Amaç: Öğretmenlik mesleğine yönelik algıyı iyileştirmek ve mesleğin statüsünü güçlendirmek

Bu amaca yönelik mesleğin statüsünü güçlendirmek kapsamında öğretmene yönelik şiddeti önlemek için hukuki ve idari düzenlemelerin yapılması, mevzuatın güncellenmesi ve okul yönetimlerinin yetki ve sorumluluklarının arttırılması planlanmıştır. Dezavantajlı kurumlarda görev yapan öğretmenlere ilave özendirici hakların verilmesi planlanmıştır. Ayrıca bu kapsamda rotasyon sisteminin işlevsel ve aktif hâle getirilmesi de planda yer almıştır. Kariyer ve ödüllendirme sistemini geliştirmek için de yukarıda sözü edildiği gibi kariyer basamakları sistemini yeniden hayata geçirmek planda yer almış ve yapılacak yazılı sınav sonucu, çoklu performans sonucu ve öğretmen akademisinde alınan eğitimlerin sonucuna göre uzman öğretmen ya da başöğretmen olmak planlanmıştır.

Öğretmenin itibarının yeniden iade edilmesi gerektiğinin bu planla anlaşılmış olması bile bir aşamadır. Ancak öğretmenlik mesleğini velilerin şamar oğlanı haline dönüştüren MEBİM 147’ye ve isimsiz BİMER şikâyetlerine bu planda değinilmediği için geri kalan her şey laftan öte bir anlam ifade etmeyecektir. Kaldı ki yine aynı yanlış anlayışı çoklu performansla yani öğrencinin ve velinin öğretmene not vermesi ile pekiştiren sistemin öğretmene itibar kazandırmak şöyle dursun daha da düşüreceğini şimdiden söylemek kehanet olmayacaktır.

Öğretmenlerin fiziki koşullarını iyileştirme düşüncesi kulağa hoş gelmekte ancak, bakanlığın her konuda olduğu gibi bu konuda da bir kuruş para göndermeden okul müdürüne talimat göndermesi şeklinde olacaksa başlamadan bitmiş demektir.

Okulların sınıflandırılarak dezavantajlı okullarda görev yapan öğretmenlerin teşvik edilmesi Eğitim Bir Sen’in önerisidir ki yerindedir. Yılan hikâyesine dönüşmüş olan Kariyer basamakları sistemine işlerlik kazandırılmak istenmesi doğru ve geç kalınmış bir uygulamadır. Ancak bunu tertemiz bir yazılı sınavla bitirmek yerine çoklu performans gibi ne olduğu belli olmayan ve tartışmalı olan bir uygulamanın sonuçlarıyla yapmaya kalkışmak bu konuyu farklı bir tartışmaya açacaktır.

Sonuç ve öneri: Çalışanla çalışmayanı birbirinden ayırarak herkese hak ettiğini vermek ve eğitim çalışanlarının performansını artırmak gibi son derece masum gerekçelere dayanan performans sistemi, aslında bakanlığın uzun süredir bir arayış içinde olduğu ve üzerinde deneme yanılma yaptığı bir konudur. Çürümenin başladığı eğitim sisteminde bir performans değerlendirme sisteminin olması bilimin ve aklıselimin gereğidir.

Ancak bu sistem asla dayatmayı, zorlamayı, hesaplaşmayı, aslanı kediye boğdurmayı, rencide eden yaklaşımları ve diğer devlet memurlarından farklı olarak dört yılda bir yazılı sınavı içermemelidir. Tam aksine devletin ve kurumun bekasını öncelikli tutan, ama insanı kırmadan dökmeden teşvik ederek performansını ölçen ve herkese sadece hak ettiğini veren adaletli bir sistem olmalıdır vesselam.

Kaynak: KamuGundemi.com

Yorumlar (0)
-3°
açık
banner978
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 06 Aralık 2019
İmsak 06:19
Güneş 07:48
Öğle 12:44
İkindi 15:09
Akşam 17:30
Yatsı 18:55
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 13 27
2. Başakşehir 13 25
3. Beşiktaş 13 24
4. Trabzonspor 13 23
5. Alanyaspor 13 22
6. Fenerbahçe 13 22
7. Malatyaspor 13 20
8. Galatasaray 13 20
9. Denizlispor 13 17
10. Göztepe 13 17
11. Çaykur Rizespor 13 17
12. Gaziantep FK 13 16
13. Gençlerbirliği 13 14
14. Konyaspor 13 13
15. Kasımpaşa 13 12
16. Antalyaspor 13 12
17. Ankaragücü 13 9
18. Kayserispor 13 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 13 27
2. Erzurum BB 13 24
3. Bursaspor 13 23
4. Ümraniye 13 22
5. Akhisar Bld.Spor 13 22
6. Keçiörengücü 13 21
7. Menemen Belediyespor 13 21
8. Fatih Karagümrük 13 19
9. Balıkesirspor 13 18
10. Altay 13 16
11. Giresunspor 13 16
12. İstanbulspor 13 15
13. Adana Demirspor 13 15
14. Boluspor 13 11
15. Osmanlıspor 13 10
16. Altınordu 13 10
17. Adanaspor 13 9
18. Eskişehirspor 13 2
Takımlar O P
1. Liverpool 15 43
2. Leicester City 15 35
3. Man City 15 32
4. Chelsea 15 29
5. Wolverhampton 15 23
6. M. United 15 21
7. Crystal Palace 15 21
8. Tottenham 15 20
9. Sheffield United 15 19
10. Arsenal 15 19
11. Newcastle 15 19
12. Burnley 15 18
13. Brighton 15 18
14. Bournemouth 15 16
15. West Ham 15 16
16. Aston Villa 15 15
17. Southampton 15 15
18. Everton 15 14
19. Norwich City 15 11
20. Watford 15 8
Takımlar O P
1. Barcelona 14 31
2. Real Madrid 14 31
3. Sevilla 15 30
4. Real Sociedad 15 26
5. Athletic Bilbao 15 26
6. Atletico Madrid 15 25
7. Getafe 15 24
8. Valencia 15 23
9. Osasuna 15 22
10. Granada 15 21
11. Levante 15 20
12. Real Betis 15 19
13. Villarreal 15 18
14. Deportivo Alaves 15 18
15. Real Valladolid 15 18
16. Eibar 15 15
17. Mallorca 15 14
18. Celta de Vigo 15 13
19. Espanyol 15 9
20. Leganés 15 6
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@