BİR BAŞKADIR    BENİM    MEMLEKETİM
 
    Seni   hiçbir  dünya  nimetlerine  değişmem BEN. Yoksulluğun  acısından  senin  değerini bilemedim.
Yüzün  her bulutlandığında  , nereye  gidersem  gideyim  seni   yürüdüm BEN.  Sevindirici  bir  barış  bir
bayram  sabahı  gibi taşıdım. Bir başkadır senin sevdadan   benim   yüreğimde,  taşına , toprağına, kurduna,
kuşuna, böceğine,  toprağına  ,   ovana, dağına,  insanına,  hayvanına  kurban  olurum.  Gökkuşağının  altından
geçen  çocukların şımarıklığıydı.  Köklerini  her  araladığımda   gövdemdeki  ürperti.   Çatma  kaşlarını  kurban olayım,
SANA. Bu ne şiddet, bu ne celal. Bütün  öksüzlerin  kederiyle  baktım  yüzüne, ne  zaman  geleceği  düşündüysem
bir  haksızlığa  haykıran  herkese  senin  soluğunu  verdim. Bütün  hapislerin  penceresi  yaptım. SENİ. Bir  özür bir
bağışlama  umuduyla   kirpiklerinin  ömrüme  açtığı  yolda yaptım. Bütün    kavgalarımı,  ömrümün  sonuna  kadar
son nefesimin  bittiği  yere  kadar  seni sevmeye  devam edeceğim. Senin   aşkın  ,senin sevdan,  ne ana, ne oğul, ne de
sevgilinin  sevgisi  ne de  TANRI   sevgisine    benzer.  Senin  sevgin  benim  yüreğime  genç  kızların  göz nuru el emeği
ile  işledikleri  nakışlı dantele  benzer.
    Dönüp, dönüp   sana geldikçe  anladım, ÖZGÜRLÜĞÜNÜN   AŞK   olduğunu  ...   Sokaklarında  esen   yel değil, geri
çekilme  duygusuydu.   Sen  mutsuz  olunca    annelerin  sütü  kesiliyordu.  Sütlerindeki  IŞIK   kayboluyordu. 
    Yoz ,  kaba,  ortaçağ  kafalı  adamların   kalın ve  çirkin sesi  örtmüştü ÜSTÜNÜ...    Güzellik  , barış, mutluluk  insanların
gelecek düşlerinden çoktan  çıkmıştı.  ..  Kimsenin  ortak türküsü  kalmadı.  Kimse türküsünü  tek başına   söyleyemiyor.
Tepene  simsiyah   kara bulutlar  çöktü.   BİLİYORUM.   Senin  üzerindeki  adamlardı,  sessiz,   korkak  bir kenara
çekilmişlerdi.   koro  halinde  bağırıyorlardı.
     Ortalıkta   Padişah soytarıları  avazı çıktığı kadar  bağırarak  seni  korkutmaya  çalışıyorlar.  Sende bu  Padişah 
soytarılarına  inanır  olmuşsun.  Şiddetin  coğrafyasında  elbette gökyüzü bir lükstü.  ancak    yağmur  yağınca  anımsanıyordu.  Gittiğin  en büyük  uzaklık  evinden işin   işinden evin oluyordu. 
.  Sen   ne AŞK    ne ÖZGÜRLÜK  ne de   BARIŞTAN  bir  habersiz  yaşıyorsun...
 
        Sana  söz  kaşlarınla  işaret  ettiğin  yerde duracağım.  Sözünü dinleyeceğim. Acıların  acılarım, sevincin  sevincim,
kederin kederim olacak SENDEN.  Başka   yüreğimde ,   başka sevda  AŞK  olmayacak.    Yeter ki  kaşlarını  çatma...
Aşk  iki kişiliktir.  Biri sen  biri   ben olacağım.  Eğilip    öptüğüm  yer  ülkemin  toprağıdır.  Ağzından   öpeceğim.
ANAM, BACIM,  KADINIM,  her şeyim  SENSİN....    Sen  yoksan  BEN  BİR HİÇİM.
     BİR BAŞKADIR   BENİM   SEVDAM   SANA....
 
    BİR BAŞKADIR   BENİM   MEMLEKETİM.   BİN YILDIR  BU TOPRAKLAR     ATALARIMIN    KANLARIYLA  SULANMIŞTIR
     SANA   OLAN SEVDAM  BİR BAŞKADIR 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.