BİLGİNİN TANIMI
 
Bilginin  tanımını  eski adıyla İLİM,  yeni adıyla  "BİLİM"  diyebiliriz. DİN   EĞİTİMİ, bölgesel sorunların
keskinleşmesine  yönelik tarih eğitimi  , evrensel olup olmadığı tartışmalı yönetim örgütlenmeleri  tanımaya
yönelik eğitim  , BİLGİ   adı  altında ağırlıklı  olarak  verilmektedir. 
 
MATBAYI   bulunuşundan   200  yıl sonra mülkünün içerisine  alınmasına "sadece  bazı konulardaki kitapların
basılması kaydıyla"  izin veren  OSMANLININ   , bilgiye bakış açısını biraz daha  belirginleştirebilmek  için,
verilecek iki örneğin  dikkatle  irdelenmesi  gerekir.
 İSTANBUL   ÜNİVERSİTESİ  510   yıl önce  kurulmuş  denilmekteyse  de    , birçok  kaynaktan   , bugünkü 
bilim ve gerçek  üniversite   tanımımız açısından   , üniversitenin    1868   yılında  kurulduğu  anlaşılmaktadır.
Bir  hekim  olan   TALİP  EFENDİ,  dünyada  canlıları  inceleyen  biyoloji denen bir bilim olduğunu söyleyelim. 
Bu hekimimiz    1868  yılında  bugünkü   BEYAZIT   Çevresinde bir alanda  halka açık   bir  konferans  vermiş.
Bu  konferansın sonunda   FANUSUN   içine  koyduğu  bir güvercini  göstererek  başlamış; konferansın  sonunda
güvercinin öldüğünü   halka  göstererek  "BAKIN  BEYLER BU HAYVAN  OKSİJEN DENEN  VE HAVADA BULUNAN   BİR
MADDEYİ SOLUYAMADIĞI İÇİN ÖLDÜ"  demiştir.     Şeyhülislamın  kulağına  giden  bu konuşmaya  , ŞEYHÜLİSLAM
"BRE  ZINDIK, O  ŞİŞENİN İÇİNE GİREN   ŞEYTANIN ONU ÖLDÜRDÜĞÜNÜ  BİLMEZ MİSİN?" diyerek  üniversitenin
kapanması emrini vermiştir.   1888  yılına  kadar da kapalı kalmıştır.
 
2--  FRANSIZLARLA   aynı  topu  aynı barutu  ve hatta aynı mermiyi   kullanan  OSMANLI BAHRİYESİNDEKİ  subayların
,hedefi neden isabetle   vuramadıkları   gündeme gelince  ,  zamanın  PATİŞAHI ,   sorunun kaynağını  bulabilmek
için  yabancı  ülkeden  bir  uzman  getirilmesini  istemiş,  Doğal  olarak  bu şansızlıkların nedenini  , yine
her zaman ki  gibi   , akıldışı   mistik nedenlere  dayandırarak  açıklamaya  çalışanların  diretmelerine  karşın ,
 PATİŞAH   ısrarlı   olunca  , FRANSA'DAN  bir  uzman  getirtilmiştir.   Uzman,  yaptığı   ilk temaslarda , BAHRİYE 
subay ,  komutan ve yöneticilerinin ,  en basit    hesapları   dahi bilmediklerini saptayıp durumu PATİŞAHA 
iletmiş. bir  sınav yapılmasını istemiş.   Bahriye  subaylarının tüm engellemelerine   rağmen  Patişah     sınavda 
kendisinin  olacağını da söylemiştir.   6   Bahriye  subayını UZMAN  sınava  almıştır.   UZMAN  "bir  üçgenin iç açıları
toplamı  nedir"? deyince  5  Subay  başlarını  yere eğmiş  "top atışlarında  bu bilgi çok önemlidir."  çok akıllı ve
bilgili geçinen 6.  subay   üçgenden üçgene değişir demiştir.   CEHALETİN  BOYUTLARININ   HANGİ  BOYUTLARDA
OLDUĞUNU   DÜŞÜNEBİLİYOR MUSUNUZ?
 
OSMANLI  İMPARATORLUĞU'NUN   yüzlerce   yıl ilmi eğitim yapılmış ve   medreselerde ,  halk, büyük bir kısmı DİNE 
yönelik  ilimlerle  donatılmaya  çalışılmıştır.  Dünyanın birçok  ülkesinde   RÖNESANS'A  kadar  AVRUPA   ülkelerinin
büyük kısmında  hatta bugün bağnazlık kıskacı içinde kıvranan  ülkelerin  önemli  bir  kısmında  ,  bu tip  bir  yönlendirme
yapılmıştır. 
BUNUN  ÜÇ  ÖNEMLİ   SONUCU  OLMUŞTUR
 
1-   Ağırlıklı  olarak  verilen din eğitimi(  dindar ve  kindar  bir nesil  yetiştirme  çabaları)  bu  eğitim  sonucu, araştırıcı
yaratıcı,  soran sorgulayan  bir nesilden uzaklaşılarak   BİAT  kültürü   ön plana çıktı.
 
2- Uygulanan  yöntem  gereği  birçok şeyi  yani seçenekleri  sorgulamadan benimser  ve böylece TOTALİTER  ya da 
TEOKRAT   düşünceye  sahip güç sahiplerinin esiri olur.
 
3- Başka bir  tehlike de  yan yana  yaşayan   topluluklarda dahi, bu eğitim ve  öğretim sonucu  olarak  , evrensel  temellere
dayanmayan  , yapay  ne olduğu  da  tam olarak açıklanmamış  ve açıklanmayacak bir takım  yanlış  kabul ve sanılarla
sürtüşmelerin  temeli atılır. 
 
AKLA DAYANMAYAN VE EVRENSEL OLMAYAN ÖĞRETİLER  OLDUKLARI   İÇİN , ZAMANLA, MANTIĞIN KULLANILMASI İLE
DOĞRU YOLUN  BULUNMASI  DA   MÜMKÜN OLMAZ.
,
BİLİM   TOPLUMU           PROF.  Dr.      ALİ   DEMİRSOY   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.