Plan Ve Bütçe Komisyonu Adalet Bakanlığı Bütçesi(3): Chp Denizli Milletvekili Keskin: 15 Ayda Ne Değişti? Kafanıza Meteor Taşı Mı Düştü?

ANKARA (ANKA) - CHP Denizli Milletvekili TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Adalet Bakanlığı’nın uygulamalarını eleştirerek, “15 Ağustos 2013 tarihinde saat 02.00’de hükümet ile G&u

Plan Ve Bütçe Komisyonu Adalet Bakanlığı Bütçesi(3): Chp Denizli Milletvekili Keskin: 15 Ayda Ne Değişti? Kafanıza Meteor Taşı Mı Düştü?

ANKARA (ANKA) - CHP Denizli Milletvekili TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Adalet Bakanlığı’nın uygulamalarını eleştirerek, “15 Ağustos 2013 tarihinde saat 02.00’de hükümet ile Gülen cemaati arasında muhabbette bir azalma yok. Muhabbet olmasa, Başbakan Türkçe olimpiyatlarına gider miydi? ‘Yurt dışında gittiğimiz ülkelerde okulları ziyaret ediyoruz. AKP de Cemaat de fitne ateşi yakmak isteyenleri çok iyi tanıyor’ bu sözler zatıalinizin. Cemaatle olan dostluğunuzu övünerek anlatıyorsunuz. 15 ayda ne değişti? Kafanıza meteor taşı mı düştü, bu kadar 180 derece çark ediyordunuz. Böyle bir Adalet Bakanının hakla, hukukla, adaletle uygun bulmamızı bizden bekleme hakkınız var mı?” diye sordu.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Adalet Bakanlığı, Ceza ve İnfaz Kurumları ile Tutukevleri iş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 2015 yılı bütçe, kesin hesap ve Sayıştay Raporları’nın görüşmeleri devam ediyor. Söz alan CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, HSYK Üyeliği seçimleri öncesinde hakim ve savcı maaşlarına yapılan zam açıklamasını eleştirdi. Sosyal demokrat, ülkücü, muhafazakar hakim ve savcı kimliği oluşturulmasını eleştiren Ayaydın, “Benimle ilgili dava açılsa. Benim yargılamamı yapan hakim ya ülkücü veya muhafazakar olduğunda ben kalkıp hakime; benim sosyal demokrat olduğumu biliyorsun, senin ülkücü olduğunu biliyorum ben seni reddi hakkim talebinde bulunuyorum tarafsız davranmayacaksın dersem haksız olur muyum? Hakim ve savcıların içinde olduğu durum budur” dedi. Hakim ve savcıların birbirine girdiğini, 3’e, 4’e bölündüğünü, hiçbir hakim ve savcının birbirine güvenmediklerini savunan Ayaydın, sistemin değişmesini istedi. 

HSYK’nın eski üyelerinin atamalarda tercih ettikleri son yerlere atanmalarını eleştiren Ayaydın, “Türkiye’deki 14 bin 500 hakim ve savcıyı atayan eski Başkan İbrahim Okur’u  Bakırköy’e düz savcı olarak atadınız. Diyeceksiniz ki onun tercihiydi. Evet onun tercihi, ama 3. tercihiydi. Birinci tercihi neresiydi, Yargıtay Savcılığı... Başsavcılık istemiyor ki, evi Ankara’da, eşi sizin arkanızda oturuyor şuan Genel Müdürünüz. Bu bir intikam duygusu ile hareket edilmiş bir uygulamanızdır. Madem yeni bir sayfa açıyorsunuz bunların yapılmaması lazım.” dedi. Yargıtay’ın üye sayısının artırılmasını da eleştiren Ayaydın, “Bir yıl sonra HSYK’nın yeni ortakları, sosyal demokratlar, ülkücüler ve muhafazakarlar ile aranız bozulursa, yeniden Yargıtay’a üye mi atayacaksınız?” sorusunu yöneltti.

 

-"TAM TÜY DİKMEK OLDU"-

 

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal ise Türkiye'nin hukuk devleti olmaktan çıktığını savundu. Kanun eliyle hukukun katledildiğini öne süren Günal, “12 yıldır yapıyorsunuz ama yolsuzluk operasyonunu tersine çevirmek için hukuku oyuncak haline getirdiniz. Bir hafta önce çıkardığınız kanunu, bir hafta sonra değiştirdiniz. Boyacı küpü gibi batır çıkar, batır çıkar. Nerede yaşıyorsunuz? Kanun eliyle hukuku katlettiniz, yasamayı da kullandınız. Hukuk katliamı yaşadık. 38 gün komisyonda, toplamda 99 günde bir torba kanunu çıkardık. Bu tam tüyü dikmek oldu. Resmen çaldığınız hukuk minaresine kılıf diktirdiniz. Açılmış davaları kanun eliyle sonlandırıyorsunuz. Bu nasıl hukuk? Vatandaşın açılmış davalarını kaldırıyorsunuz, yeni davaların açılmasını engelliyorsunuz” dedi. “Plan ve Bütçe Komisyonunda CMK'nın ne işi var?” diye soran Günal, “61 maddeydi torba, çuval oldu, çuval harar oldu. Maalesef hukuk devleti ilkesi ayaklar altında. 12 yılda adalet duygusunu kaybettik. Partinizin adı 'AK' kaldı, kusura bakmayın. Hukuk baştan kokuyor, aşağıya doğruda yayılıyor” dedi. AK Parti Ankara Milletvekili Fatih Şahin ise “Demokratikleşme paketleri, çözüm süreci günü kurtarma endişesinden uzak, yeni Türkiye’nin 2023 hedeflerini ikame eden niteliktedir” dedi. Şahin'in konuşması sırasında CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, “İyi ayar verdiniz. Sahibinizin sesi gibi konuştunuz. Sahibiniz, şuan kaçak saraylarda oturuyor” dedi. Bu sözler üzerine AK Parti'li milletvekilleri ise “Bizim sahibimiz millet. Emir alan sizsiniz. Gidip tıpış tıpış oy verdiniz” karşılığını verdi.

 

"-BAKANLIK ADALET DUYGUSUYLA ADALET YAPMALI"-

 

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de Türkiye'nin polis devleti olma yolunda hızla ilerlediğini anlattı. Adalet Bakanı Bozdağ’ın uzlaşmadan bahsettiğini hatırlatan Gök, yargı paketiyle ilgili yaptıkları hangi uyarıya uyduklarını sordu. “Sulh mahkemeleri özel yetkili mahkemeler değil mi?” diye soran Gök, “17-25 Aralık operasyonlarını yapan emniyet müdürlerini, savcıları, soruşturmayı yürütenleri neredeyse hain ilan eden soruşturma yürütüyorsunuz” dedi. Gezi olaylarında hayatını kaybedenlerin aileleri ile Uludere'deki ailelerinin adalet beklediğini vurgulayan Gök, adalet duygusuyla Adalet Bakanlığı yapmasını istedi. Gök, “Mahkemenin Cumhurbaşkanlığı Sarayının inşaatı hakkında yürütmeyi durdurma kararını tanımadınız. Herkes mahkeme kararına uymak zorunda. Bu karar üzerine yapı ruhsatının iptali davası açmaya hazırlanıyoruz" ifadelerini kullandı.

 

-"MAŞALLAH HÜKÜMETİNİZ ÇOK ÇÜRÜK, 3 KİŞİ BİR ARAYA GELDİ Mİ HÜKÜMETİ DEVİRECEK"-

 

HDP Milletvekili Hasip Kaplan, yargının bağımsız olmadığını savunarak, “Hakimlik ve savcılık teminatını sokaktaki çocuğa sorsanız ‘HSYK var orada neler izledik neler’ der. Adalet Bakanlığı’nın hakim ve savcılar üzerinde vesayeti olmaz barolar üzerinde de olmaz” dedi. Bakanlığın görevinin özlük ve cezaevleri konusu olması gerektiğini anlatan Kaplan, uluslararası sözleşmeleri iç hukukun üstünde tutan Anayasa’nın 90. maddesinin varlığının nedenlerini sordu. Son dönemde yapılan düzenlemelerin çoğunun Anayasa’nın 90. maddesine aykırı olduğunu savunan Kaplan, yargının tarafsızlığı sağlanmadığı zaman yapılan bir çok düzenlemenin boşa çıktığını söyledi. KCK davalarında acımasızca davranan hakim ve savcıların olduğunu öne süren Kaplan, Anayasa Mahkemesi’nin yargıdaki bazı yanlışlarla tahliye kararı verdiğini ve hududunu aştığını savundu. Anayasa Mahkemesi’nin son umut kapısına dönüştüğünü anlatan Kaplan, ÖYM’nin kararlarının an itibariyle geçersiz olduğunu, TMK’nın kaldırılması gerektiğini iddia etti.  Hükümeti kurtarma yasaları getirildiğini belirten Kaplan, “Yani biz sizi eleştiremeyecek miyiz sayın bakan? 3 kişi bir araya geldi mi darbe oluyor, hükümeti devirecek oluyor. Maşallah hükümetiniz çok çürük, 3 kişi bir araya geldi mi hükümeti devirecek, böyle mi düşünüyorsunuz? Burada bir koruma zırhı var zaten, müebbet de değil ağır müebbet” dedi. Hakim ve savcıların kendini taraf olarak görmesinin hukukun siyasallaştığı anlamına geldiğini belirten Kaplan, “AK Parti 12 eylül darbecilerini aklamıştır ve zaman aşımına yaymıştır. Kenan Evren’in veya Tahsin Şahinkaya’nın 5 yıldızlı GATA’da yatmasıyla kimse kimseden hesap sormaz. Yerel mahkemelerden sorumlular hakkında zamanaşımı kararları çıkıyor. Eğer 2-3 ay içinde Yargıtay’da Evren’in davasını zamanaşımından düşürüp dışarı çıkmazsa onunu cenazesine cumhurbaşkanınız başbakanız cumhurbaşkanı olarak tören düzenleyip katılmazsa... Bunu göreceğiz” diye konuştu. Herkesin dinlendiğini söyleyen Kaplan, HDP olarak kayıtlarının olmadığını, kendilerinin zaten 24 saat izlendiğini anlattı. Kaplan, “Beni teknik olarak takip olarak takip edebilirsiniz ama konut dokunulmazlığınız, haberleşmeniz insanca yaşamamızın baskı altına alınması hangi demokrasi de var?” diye sordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sabah 04.00’de havaalanında miting yapmasını eleştirerek, yasaların eşit bir şekilde kullanılmasını isteyen Kaplan, “Biz yapsak değil gaz bombası, gerçek bomba atarlar” dedi. Cezaevlerinin içinde bulunduğu koşulları da eleştiren Kaplan, “Bize gelen şikayetler bilmiyorum size de geliyor mu? Yer yok, yatak yok, hijyen yok, bir yatakta 3 kişi yatıyor, sağlık yok. Koşullar böyle. Mali aflara alıştırdınız mı vatandaşları 3 yılı geçti mi mali affa girecek diye vergi vermemeye başlıyor. Çözüm sürecinde bir af çıkar mı diye durmadan aranıyoruz. Çok ciddi bir toplumsal barış projesinin Ar-Ge’sinin yapılması lazım. Cezaevleri konusu yarayan bir kanadır. Bunu çözemediğimiz zaman inanın en mükemmel adliye binalarına sahip olmamız hiçbir şeyi çözmez” diye konuştu.

 

-"CEMAATLE OLAN DOSTLUĞUNUZU ÖVÜNEREK ANLATIYORSUNUZ"-

 

CHP Denizli Milletvekili Adnan Keskin ise Adalet Bakanı Bozdağ’ın konuşmasını rakamlarla süslendiğini, adaletin sorunlarının yer almadığını savundu. Hukukun adaleti koruması gerekirken, haksızlıkları, adaletsizlikleri koruyan bir konuma getirildiğini öne süren Keskin, “Yargıda yaşanan haksız uygulamalar, yargının iktidarın tasarrufu altına girdiği insanların zihnine yerleşmiştir” dedi. Keskin sözlerine şöyle devam etti:

“Ülkemizde hukuk, adaleti koruması gerekirken, hakları özgürlükleri ortadan kaldıran, haksızlıkları, adaletsizleri koruyan bir konuma getirilmiştir. Saraylar, büyük binalar yapabilirsiniz. O saraylarda Deniz Feneri, 17-25 Aralık soruşturmalarında devreye giren yöntemler olursa, dosyalar kapatılırsa toplum vicdanını kanatır, o binaların, sarayların çöktüğünü görürsünüz, barışı da çökertirsiniz, toplumun beraber yaşama istencini bitirirsiniz, devletin saygınlığını zedelersiniz. Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır’ diyen Hazreti Muhammet’in vurguladığı gibi devleti de çökertirsiniz.”

Yargıya güvenin tartışılmaz bir ilke olduğunu belirten Keskin, bu ilkenin temel koşulunun, yargının bağımsız olduğu inancının üzerine gölge düşürülmemesi olduğunu anlattı. HSYK’da Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı Müsteşarının bulunmasını eleştiren Keskin, yeni getirilen yasa teklifi ile HSYK’nın Yargıtay ve Danıştay’a yeni üyeler atayacağını ve yüksek yargıyı ele geçirme operasyonunun tamamlanacağını savundu. “Kendi sübjektif tercihleriniz, siyasi amaçlarınız yargıyı işgal etmek için yasa çıkartmak mıdır? Dün somut kanıtlara dayalı kuvvetli şüphe diyordunuz, bugün neden makul şüphe diyorsunuz? Bugün kin duyduğunuz nefret söylemiyle inine gireceğiz diye hayvan olarak nitelediklerinizi ilgili soruşturmalarda ucu açık yasa maddeleri ile soruşturma yürütmek mi istiyorsunuz?” sorularını yönelten Keskin, sözlerine şöyle devam etti:

“15 Ağustos 2013 tarihinde saat 02.00’de hükümet ile Gülen cemaati arasında muhabbette bir azalma yok. Muhabbet olmasa Başbakan Türkçe olimpiyatlarına gider miydi? ‘Yurt dışında gittiğimiz ülkelerde okulları ziyaret ediyoruz. AKP de Cemaat de fitne ateşi yakmak isteyenleri çok iyi tanıyor’ bu sözler zatıalinizin. Cemaatle olan dostluğunuzu övünerek anlatıyorsunuz. 15 ayda ne değişti? Kafanıza meteor taşı mı düştü, bu kadar 180 derece çark ediyordunuz. Böyle bir Adalet Bakanının hakla, hukukla, adaletle uygun bulmamızı bizden bekleme hakkınız var mı?" (ANKA/DEVAM)

(YE/OLÇ)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.