Haşim Kılıç'tan Flaş Uyarılar

-Kılıç, “Herhangi bir siyasi projem yok. Emeklilik kararımı siyasi bir proje olarak değerlendirme kalkmayın” dedi. -Haşim Kılıç, kendisini en çok üzen olayı ise “Özellikle ş

Haşim Kılıç'tan Flaş Uyarılar

-Kılıç, “Herhangi bir siyasi projem yok. Emeklilik kararımı siyasi bir proje olarak değerlendirme kalkmayın” dedi.

-Haşim Kılıç, kendisini en çok üzen olayı ise “Özellikle şahsıma karşı yapılan darbeci, kumpasçı ya da siyaseti yönlendirmeye, siyaset mühendisliği yapmaya dönük eleştiriler yapıldı. Hele hele darbecilik kelimesi beni inanın derinden üzen en önemli eleştiri olmuştur” ifadeleriyle açıkladı.

ANKARA (ANKA) - Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, “Bugün en ücra köşeye gidin oradaki hakim ve savcıların hangi görüşe, hangi inanca, hangi siyasi görüşe yakın olduğunu bütün vatandaşlar biliyor. Böyle bir yargı ile devam edemeyiz. Bunun sebebi de yargıdaki seçimlerdir” açıklamasında bulundu.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç, AYM seçiminin ardından açıklamalarda bulundu.

Kılıç, seçimlerinin neden ertelendiğine açıklık getirerek, “Bu erteleme kararı benim kararım değil. Hem üyelerin hem de aday olan arkadaşlarımın çalışmalarını sonlandıramadığı, gerekli kulisleri yapamadığı, arkadaşların ikna için bir kısmıyla görüşmeleri gerektiği konusundaki talepleri sonunda benden süre istediler. Bu nedenle ben de seçimleri iki kez ikişer gün arayla ertelemek durumunda kaldım. Bunun arakasında başka bir şey aramaya gerek yok.  Başka anlamlar yüklemeye gerek yok. Anayasa Mahkemesinin kendi düzeninin bir gereği olarak seçimlerin ne zaman, hangi gün yapılacağı Anayasa Mahkeme Başkanının yetkisi dahilindedir. Dışarıdan konuşulanları hiçbir şekilde önemsemiyorum, ciddiye de almıyorum. Anayasa Mahkemesinin gündemiyle ilgili bu kadar ilgili bazı siyasi arkadaşlar onun sebebini kendileri çok daha iyi biliyordur” dedi.

-GİZLİ AJANDAM OLMADI-

Kılıç, 25 yıllık Anayasa Mahkemesi görevi süresince hiçbir zaman gizli bir ajandasının olmadığını, her şeyi açık yüreklilikle açıkladığını vurgulayarak, “Bu çerçevede bugün bu konuda yapılan spekülasyonlara cevap vermem gerekiyordu. 42 yıllık hizmetimin sonuna gelmiş bulunuyorum. Bu 42 yıllık geçmişin 25 yılı Anayasa Mahkemesinde geçti.  Bu 25 yılın büyük bölümü yöneticilikle geçti. Bu arkadaşlarımın bana olan güveni, saygısı ve benim bu konudaki yönetim anlayışıma inançlarından kaynaklanan bir destekle böyle bir noktaya geldiğimi ifade etmek isterim. Beni bu mahkemenin yöneticiliğinde bu kadar uzun süre tutan geçmişte görev alan ya da bugün görevde olan arkadaşlarımın tamamına teşekkürü borç biliyorum” diye konuştu.

-“YURT İÇİNDE VE HEM YURT DIŞINDA HAKLI ÖVGÜSÜNÜ KAZANMIŞTIR”-

Kılıç, “Anayasa Mahkemesi’nde en önemli yapılan şey ne oldu derseniz bir tek ses vardı. Bugün itibariyle geldiğimiz noktada Anayasa Mahkemesinin geçmişte kalan sınırlayıcı, daraltıcı, yasaklayıcı anlayıştan hak ve özgürlüklerin önüne açan, özgürlükçü anlayışla olaylara yaklaşan ve anayasal ilkeleri evrensel değerlerle dolduran bir Anayasa Mahkemesi var artık. Bundan dolayıdır ki Anayasa Mahkemesi son yıllarda almış olduğu kararlar nedeniyle hem yurt içinde ve hem yurt dışında haklı övgüsünü kazanmıştır ve inanıyorum ki Anayasa Mahkemesi bu ilkeler doğrultusunda yani yerellikten kurtarılarak evrensel değerlere ulaşmış bir anlayış içerisinde Anayasal ilkeleri yorumlayıp halkının hizmetine sunan  bir Anayasa Mahkemesi çizgisinin devam etmesi en büyük dileğimdir. Geride bıraktığımız arkadaşların bu görevi en iyi şekilde yerine getireceğine eminim” diye konuştu.

-“ANAYASA MAHKEMESİ TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER MAHKEMESİNE DÖNÜŞMÜŞTÜR”-

2010 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile bireysel başvuru yolunun Anayasa Mahkemesine verildiğini hatırlatan Kılıç, “Bugün bu görevi bu mahkemenin başarıyla yürüttüğünü hem içeride hem de dışarıdaki hukuk çevrelerinden aldığımız bilgiler değerlendirmememiz ve analizler sonucunda çok iyi bir noktada olduğumuzu belirtmek isterim. Bugün Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruya bakmış olduğu ve bunun sonunda vermiş olduğu kararlar sonunda artık burası temel hak ve özgürlükler mahkemesine dönüşmüştür” dedi.

-“ANAYASA MAHKEMESİ TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN TEMİNATI”-

Anayasa Mahkemesinin temel hak ve özgürlüklerin teminatı ve güvencesi olduğunu dile getiren Kılıç, “Bunun bundan sonarda devam edeceği konusunda hiçbir kuşkunuzun olmamasını diliyorum. Tabi burada bir konunun daha altını çizerek ifade etmek isterim. O da; Anayasa Mahkemesinin verdiği kararlar sonunda artık gerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde gerek diğer uluslararası kuruluşlarda bu mahkemenin etkin bir denetim yaptığı konusundaki kabulleridir” diye konuştu.

-“HER İKTİDAR DÖNEMİNDE LİNÇ EDİLMEKTEN HİÇBİR ZAMAN KENDİMİ ALAMADIM”-

1990 yılında Anayasa Mahkemesi’ne seçildiği gündün itibaren çok meşakkatli bir yolcuk yaşadığını belirten Kılıç, “Her iktidar döneminde linç edilmekten hiçbir zaman kendimi alamadım. Bu niye oldu derseniz belki benim özgürlük anlayışımdan, temel hak ve özgürlüklere bakışımdan kaynaklandı diyebiliriz. Geldiğim günler başka başka nitelenmeler oldu. Bugün de farklı nitelemelerle, farklı tepkilerle de çok büyük eleştiriler ve  saldırılar karşısında kaldım. Hiçbir zaman bu saldırılardan yılmadım ve doğru bildiğim yolda yürümeye devam ettim. Ben temel hak ve özgürlüklerin kutsal olduğunu inanıyorum. Temel hak ve özgürlüklerinin insanlık onurunun bir gereği olduğuna inanıyorum. Temel haklara yapılacak bir saldırının insanoğluna yapılan bir saldırı olduğuna inanıyorum. Bu çerçevede düşüncelerimi yoğunlaştırdım, oylarımı da bu noktada kulandım. Bu kullandığım oyların sonunda zaman zaman bir kısım insan bundan faydalandı, bir kısmı da belki buna sevinemedi. Ama dün eleştirenler bugün alkışladı, bugün alkışlayanlarda yarın eleştirdi. Bunların hiç birisi beni etkilemedi” dedi.

-“BANA YAPILMIŞ OLAN ELEŞTİRİLERİ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRDİM”-

Kılıç, “Anayasa Mahkemesi’nde yaptığım görevimi emekli olduktan sonra da mücadelemi sürdüreceğim. Doğruları, yanlışları söyleyemeye devam edeceğim. Bundan kim alınırsa alınsın hiçbir şekilde bundan etkilenmiyorum, etkilenmeyeceğim. Biz bu olgunluğu sergilemek zorundayız. İnsanlar ifade özgürlüğünü kullanarak, hakaret etmeden düşüncelerini ifade edebilmeli. Tabi ki konuşacağız. Bu nedenle ben ifade özgürlüğünün bu noktada çok önemli olduğuna inanıyorum ve ifade özgürlüğü kapsamında bugüne kadar bana yapılmış olan eleştirileri de bu çerçevede değerlendirdim. Mümkün olduğu kadar hiç birisine cevap vermemeye gayret ettim” ifadelerini kullandı.

-“EMEKLİLİK DİLEKÇEMİ GÖNDERDİM ARTIK EMEKLİYİM”-

Bugün yeni başkanın seçildiğini belirten Kılıç, “Ben bugün itibariyle emeklilik kararımı vermiş bulunuyorum. Bugün itibariyle emeklilik dilekçemi gönderdim artık emekliyim. Bir ay önce böyle bir karar aldı. Konuşmamın başında da ifade ettiğim gibi yasa gereğince 2 ay önceden başkanın seçilmiş olması bu sene uygulandı. Şuanda bu çatının altında iki başkan var. Bir kurumda iki başkan olmaz. Ben seçilmiş olan arkadaşımızın daha rahat çalışabilmesi, seçilmiş arkadaşımın planını, programını ve çalışma arkadaşlarını daha rahat bir ortamda seçmesi adına bugün itibariyle emeklilik kararımı almış bulunuyorum. Seçilen ve kalan arkadaşlarıma başarı diliyorum. Aziz milletime de veda ediyorum. Onların hak ve özgürlüklerini her platformda korumaya, kollamaya devem edeceğimi belirtmek isterim. Bu nefes bu tende olduğu sürece bu mücadele devam edecektir” diye konuştu.

-“FARKLILIKLAR ARASINDA DİYALOG KURMA İMKANINI KAYBETMEYE BAŞLIYORUZ”-

Sorunların demokratik bir ortamda konuşulmaya ihtiyaç olduğunu kaydeden Kılıç, “Türkiye’de artık öyle bir nefret söylemi gelişmeye başladı ki bu kutuplaşmanın ayrımlaşmanın ve bireyler arasında, farklılıklar arasında bir diyalog kurma imkanını ve zeminini kaybetmeye başlıyoruz. Türkiye’nin gelecekteki en büyük potansiyel tehlikesi bu nefret söyleminin doğurduğu farklılıklar arasındaki bu potansiyel tehlikedir. Bundan hızla uzaklaşmamamız lazım. Bu konuda siyaset aktörlerine ve Anayasal kurumların bu konudaki ılımlı anlayışına çok ihtiyacımız olacaktır” diye konuştu.

-“YARGI İNTİKAM ARACI DEĞİLDİR”-

Yargıda birçok sorunun olduğunun altını çizen Kılıç, şunları kaydetti:

“Bu sorunların gerek tarafsızlık, gerek bağımsızlık noktasında sorunlarımızı zaman zaman dile getirdik. 2011 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile yargıda bir seçim sitemi öngörüldü.13 bine yakın hakim ve savcımızın katkısıyla kurulumuz oluştu. Ancak şunu belirtmek isterim HSYK’nın son seçiminde biraz daha çoğulcu bir yapının oluşmuş olması memnuniyet vericidir. Bu konuda herhangi bir eleştirim yok. Ancak bu seçimin geride bıraktığı izleri, enkazı değerlendirdiğimiz zaman yargının ne kadar zor bir durumda olduğunun altını çizmeden geçemeyeceğim. Bugün en ücra köşeye gidin oradaki hakim ve savcıların hangi görüşe, hangi inanca, hangi siyasi görüşe yakın olduğunu bütün vatandaşlar biliyor. Böyle bir yargı ile devam edemeyiz. Bunun sebebi de yargıdaki seçimlerdir. Yargıdaki seçimler yargıyı çürütmektedir. Yargıdaki seçimlerin yeniden değerlendirilmesi lazım, yeni bir usul ve anlayışla bu sistemin revize edilmesi gerekiyor. Bu seçimler olduğu sürece kırılmalar, küskünlükler ve siyasi çekişmeler devem edecektir. Bu şekilde bir yargının yola devam etmesi mümkün değildir. Yargı intikam aracı değildir, yargı birilerinin hedefine ulaşacağı kamu gücü de değildir. Bu şekilde değerlendirmeler bu ülkeye çok büyük kötülük getirir. Bir adalet kurultayı ile bu konunun görüşülmesi gerektiğini düşünüyorum. Aksi halde her seçim yargıçlar arasındaki ilişkiyi ciddi anlamda zedelemekte ve bu konuda  sıkıntılar doğurmakta. Bu seçimler çok ciddi çürümelere neden olan bir sonuç doğurmaktadır. Ben giderken bu ikazımı bir kez daha altını çizerek yapmak istiyorum.”

-“HERHANGİ BİR SİYASİ PROJEM YOK”-

Açıklama sonrası soruları yanıtlayan Kılıç, “Siyasete mi gireceksiniz?” sorusuna, “Herhangi bir siyasi projem yok. Bugün emeklilik kararımın temelinde az önce ifade ettiğim gibi yeni seçilen arkadaşıma daha rahat çalışma imkanı vermek üzere bu kararı aldım. Bu kararımı siyasi bir proje olarak değerlendirme kalkmayın. Böyle bir projenin devamı değil bu. 25 yıllık burada edindiğin tecrübe temel haklarla ve özgürlüklerle ilgili çalışmalarımı tabi ki milletime aktaracağım. Çeşitli üniversitelerde bunları söylemeye devam edeceğim.  Doğruları, kötüleri söylemeye yine devam edeceğiz. Bu mutlaka bir kurumda başkan olmak ya da bir yerde siyasi figür olmak anlamında yürüyecek hizmetler değil” dedi.

-“HUKUK GÜVENLİĞİNİN BİRİNCİ DERECEDE ARTIK SORUN OLDUĞU BİR DÖNEMİ YAŞIYORUZ”-

Kılıç, “Her ülkenin olduğu gibi bizim sorunlarımız var. Bütün bunların demokratik ortamda ve hukuk devleti anlayışının çerçevesi ile çözmek zorundayız. Bunun dışına çıkan hiçbir anlayışı, hiçbir tasarrufu kabul etmek mümkün değildir. Bir hukuksuzluk ve kanunsuzluk varsa birinin bir kabahati varsa bunun hukuk devletine yakışır ortamda çözülmesini isteyen bir insanım. Türkiye’de bağımsız yargının oluşması konusunda ciddi sorunları vardır. Nefret söyleminin doğurduğu ve ayrışmayı meydana getirebilecek yola doğru gittiği bir kültürün içerisinden geçiyoruz. Hukuk güvenliğinin birinci derecede artık sorun olduğu bir dönemi yaşıyoruz” diye konuştu.

-“90. MADDESİNDE YAPILANANI DEVRİM OLARAK NİTELİYORUM”-

“25 yılda en çok üzen sevindiren neydi?” sorusu üzerine Kılıç, “25 yılın içine çok şey sığdırdık. Sevindiğim şeyleri anlatmakla bitiremem ama üzüldüğüm şeylerde şüphesiz var. Şuanda sizlere çok sevindiğim ve beni gerçekten etkileyen nedir diye sorarsanız,  2004 yılında Anayasa’nın 90. Maddesinde yapılan değişiklik benim hayatımda çok büyük bir etki yapmıştı. Ben 90. Maddesinde yapılananı devrim olarak niteliyorum. Sebebi de yerellikten kurtulan temel hak ve özgürlükler konusunda evrensel değerlere doğru yönelen anlayışa yol açan bu maddenin değiştirilmesi benim için çok önemliydi” dedi.

-“DEMOKRASİ ANLAYIŞIMDAN EN ÇOK FAYDALANANLAR BANA DARBECİ SIFATIYLA İTHAM ETMİŞLERDİR”-

Kılıç, kendisini en çok üzen olayın ise, kendisine yönelik "darbeci kumpasçı" eleştirileri olduğunu belirterek, “Son zamanlardaki davalar nedeniyle siyaset kurumlarımızın hem benim şahsım hem de mahkeme hakkında yapmış olduğu eleştiri ve değerlendirmeler gerçekten bizi çok üzdü. Özellikle şahsıma karşı yapılan darbeci, kumpasçı ya da siyaseti yönlendirmeye, siyaset mühendisliği yapmaya dönük eleştiriler yapıldı. Hele hele darbecilik kelimesi beni inanın derinden üzen en önemli eleştiri olmuştur. Bu konudaki anlayışım, yaptıklarım tarihte kalmıştır. Bu kelimeyi sarf edenlerinin birazcık vicdan muhasebesi yapmasını istiyorum. Bize ve bu mahkemeyi darbecilikle suçlayanların geçmişte verdiğim kararlarla yazdığım karşı oylarla benim temel hak ve özgürlüklere olan bağlılığım demokrasi anlayışımdan en çok faydalananlar bana darbeci sıfatıyla itham etmişlerdir. Asla kabul etmiyorum” diye konuştu.

-“BUNDAN SONRA KAFAMIZDA SANSÜRLE YAŞAMAYACAĞIZ”-

Başkanlık görevi nedeniyle düşüncelerini sansürleyerek aktarmak zorunda kaldığını belirten Kılıç, “Çünkü bu kurumu korumak ve kollamak,  arkadaşlarımızın çalışma ortamının en iyi şekilde sağlama adına olabildiğince az konuşmaya gayret ettik. Bu çerçevede ve düşüncelerimiz tam aktaramamış olmayabiliriz. Ama bundan sonra kafamızda sansürle yaşamayacağız” dedi.

-“NEREDE NASIL HİZMET EDECEĞİMİ BİLMİYORUM”-

“Siyasi projem yok dediniz? Şimdilik mi yoksa önümüzdeki dönemde siyaset bir seçim mi?” sorusuna ise Kılıç, şu yanıtı verdi:

“Gerek iç dünyamdaki inançlarım temel hak ve özgürlüklerin bir insanı insan yapan değerler olduğuna inandım. Eğer bir devlet yaşadığı yurttaşlarına temek hak ve özgürlüklerine evrensel değerler çerçevesinde yaşatamıyorsa o devletin varlığının da anlamı yoktur. Nerede nasıl hizmet edeceğimi bilmiyorum. Ama şuanda bir siyasi projem yok. Emekliliğim bununla da alakası yok. Altını tekrar çiziyorum. Aziz milletimize esenlik diliyorum, huzur diliyorum. Birliğimiz ve beraberliğimizin bozulmadın ülkenin aydınlık günlere ilerlemesi konusunda temennide bulunuyorum. Bugün olduğu gibi yarın da sade bir vatandaş olarak katkılarımı sunmaya devem edeceğim.” (ANKA)

(MLT/ÖZK)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.