Başbakan Davutoğlu(2): Türkiye'nin Şu Anda Bu Sistemi Yenilemeye İhtiyacı Var

ANKARA(ANKA)-Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile her konuyu istişare ettiğini söyledi. Türkiye’nin şu anda, sistemi yenilemeye ihtiyacı olduğunu ifade eden Başbakan Davutoğlu, “Başbakanım diye, bu

Başbakan Davutoğlu(2): Türkiye'nin Şu Anda Bu Sistemi Yenilemeye İhtiyacı Var

ANKARA(ANKA)-Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile her konuyu istişare ettiğini söyledi. Türkiye’nin şu anda, sistemi yenilemeye ihtiyacı olduğunu ifade eden Başbakan Davutoğlu, “Başbakanım diye, bu koltuğu koruyacağım diye bu konuyu göz ardı etmem” dedi.

NTV’de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu, HDP’yi barajı geçmesi halinde tebrik edeceğini söyledi.

Seçimlerin demokratik bir yarış olduğunu ifade eden Başbakan Davutoğlu, “Geçerlerse tebrik ederiz. Meclis çatısı altında hep beraber çalışırız. Onlara da saygıda kusur etmeyiz. Ama HDP’ye yönelik bir sözüm var. Geçmezlerse bunu bir meşruiyet sorunu haline dönüştürmemeleri lazım. Biz nasıl geçmelerinden razı olacak isek onlar da geçemezlerse o neticeden razı olmalıdırlar. Şu anda güzel alandalar ben memnuniyet duyuyorum. Bukalemun siyaseti tabirini kullanayım. HDP bir proje olarak Syriza’dan hareketle kendini başka bir alana taşımak istiyor. Bir etnik milliyetçi partiden, protest bir parti olmayı deniyor. Bunu bir Başbakan olarak değil bir siyaset bilimci olarak söylüyorum. HDP Şimdi bir Balayı havasında. O balayı nikâh sonrasında değişirse, nikâhı bozmaya kalkmasınlar. Demokrasi ile kıydıkları nikâhı devem ettirsinler. Ülkeyi kaosa götürecek bir olaya tevessü etmesinler” dedi.

6-7 Ekim olaylarını anımsatan Başbakan Davutoğlu, bir anda barış güvercini gibi kendilerini takdim edenlerin, insanlara hayatlarını zehir ettiklerini söyledi.

-“KİMSENİN ZİHNİNDE 8 HAZİRAN'DA BİR KAYGI YOK”-

Kimlik siyasetine dayalı partileşme ve kümelenmelerin çok tehlikeli olduğunu ifade eden Başbakan Davutoğlu, “Özgürlük ve güvenlik dengesinde bir sapma olmadı. HDP’yi bir özeleştiriye zorlayacağız. Bir kamu düzeni olmadığı zaman ne olacağını Suriye’de görüyorsunuz, Irak’ta görüyorsunuz, Ukrayna’da görüyorsunuz. Aramızdaki temel ayrım noktası bu. Kamu düzeninin inşası için bazı tedbirler almak durumunda kaldık. Bu önlemleri almamızda HDP’nin kışkırtıcı yapısı etkili oldu. Biz kamu güvenliğinin inşası için tedbir aldık. Şu anda hiç kimse 8 Haziran'da istenilmeyen bir sonuç doğarsa asker müdahale eder diye bir kanaat taşıyor mu? 1996’da Refah -Yol hükümeti kurulduğunda taşıyordu. 2002’de biz hükümete geldiğimizde 4 Kasım’da ne olacak diye insanlar kaygı duyuyordu. Kimsenin zihninde 8 Haziran'da bir kaygı yoksa bunu AK Parti sağladı. Bugün Doğu’da, Güneydoğu’da HDP, Kürtçe propaganda yapabiliyorsa bunu AK Parti sağladı. Halaylar çekebiliyorlarsa bunu AK Parti sağladı. AK Parti'nin özgürlükçülüğü olmasaydı bir kısmı hala dağda idi. HDP ve arkasındaki örgütsel yapı insanları tehditler ederlerse gelip İstanbul’da özgürlük şarkıları okuyamazlar. Biz özgürlükçü bir ortamda seçimlere gidiyorsak bunda AK Parti’nin yoğurduğu maya var" diye konuştu.

-BAŞKANLIK SİSTEMİ-

Başbakan Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Başkanlık sistemi dahil yeni anayasa ile ilgili beyannameyi kaleme alacağız. Seçim beyannamesini inşallah önümüzdeki hafta tamamlayıp, hafta içinde aday tanıtımı ile birlikte kamuoyuna sunacağız. Herkes başkanlık konusunu kişiselleştirerek ve belli konjonktürel hususları öne çıkararak tartışmaya çalışıyor muhalefet. Bu nedenle kısır bir döngüye giriliyor. Parlamenter sistemin bugün özünde bir sakatlık var. Parlamenter sistem yok Türkiye’de. Parlamenter sistem olsaydı bu kadar darbe olmazdı.

-“HER ŞEYİN BİR ZAMANI VARDIR”-

Cumhurbaşkanımızla her konuyu istişare ettiğimiz gibi bu konuyu da istişare ederiz. Bunda bir anormallik görmemek gerekir.  Muhalefetin bunu Cumhurbaşkanımızın müdahalesi gibi algılaması doğru değil. Her şeyi istişare ederiz. Benim başkanlık sistemi ile ilgili kanaatlerimi zaten Cumhurbaşkanımız biliyor. Her şeyin bir zamanı vardır. Cumhurbaşkanımız kendi taktir ettiği bir zamanlamayla önüne getirir. Seçim beyannamesi yaklaştıkça ben konuyu netleştirdim. Bu konularda birkaç arkadaşla değişik modeller üzerine çalıştık. Bunlarla ilgili Cumhurbaşkanımızla istişare ettik. Bir tartışma olmadı ve Cumhurbaşkanımızın bu anlamda bir müdahalesi de olmadı.

 -“MEYDANA ÇIKIP BİR FİKRİ SAVUNACAKSAM İNANMAM GEREKİR”-

Meydana çıkıp bir fikri savunacaksam inanmam gerekir.  İçselleştirmediğim hiçbir fikri savunmadım. Türkiye'de parlamenter sistem gerçekten işleseydi, başkanlık sistemi gündeme gelmezdi. Burada iki tercih arasında değiliz, parlamenter veya başkanlık sistemi arasında değiliz. Şimdi Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilmişse doğru olan, bu malül sistemin, başkanlık sistemi yönünde evrilmesi ama başkanlık sisteminin de çağdaş, demokratik, özgürlükçü niteliği ile uygulanmasıdır.

-“TÜRKİYE’NİN ŞU ANDA BU SİSTEMİ YENİLEMEYE İHTİYACI VAR”-

Başbakanlık görevini yaparken hakkıyla yaparım. Başbakanlık görevini yürütürken Anayasanın bana verdiği ve siyasi olarakta üstlendiğim sorumluluğu tartışma konusu yapmam. Seçime gidiyorsam, onun için bir hafta önce bunu açıkladım, doğru olan ne ise onu söylerim. Türkiye’nin şu anda bu sistemi yenilemeye ihtiyacı var. Başbakanım diye, bu koltuğu koruyacağım diye bu konuyu göz ardı etmem.  Bilinsin ki Türkiye’de yeni bir restorasyon dönemine ihtiyaç var. Siyasal sitemin bütünüyle yenilenmesi lazım.  Başbakanlık koltuğuna oturdum diye o koltuğa saplanıp kalmam. Hiçbir yerde koltuğu düşünerek şu veya bu fikrimi saklamam gizlemem. Bu koltuğu bana millet emanet etmişse, bu koltuğu da tartışma konusu yapmam. Seçime giderken halka en doğru şeyi doğru zamanda söylememiz lazım. Seçimden sonra çıkacak tablo ne olursa bunun gereğini yaparız.

-“ANAYASA İÇİN KONUŞMAYA HAZIRIZ”-

Yeni Türkiye ifadesini kullanırken sistemin, siyasal sistemin yargının, yürütmenin, yasamanın bütünüyle yenilenmesi tezi ile ortaya çıktı. Meydana çıkarken verdiğimiz sözlerin biride yeni Anayasa. Aslında biz bu yeni Anayasa sözünü 2007’de verdik. O zaman o güce ulaşmış olsaydık muhtemelen şuanda tarttığımız konunun dışında bir yapıya kavuşmuş olurduk. O zaman engellediler. Dağlıca baskınından sonra anayasa yerine Türkiye’de terör konuşulur hale geldi.

Şimdi yine yeni anayasa iddiasıyla çıkıyoruz. Ümit ederiz ki halk bize çoğunluğu verir. Verdiği zaman salt başkanlık sistemini değil, yeni bir anayasa içinde insan odaklı özüne uygun bir Başkanlık sistemi gündeme getiririz. Seçimi kazanırsak muhalefet partilerini bu konuda diyaloğa davet ederim. Anayasa bir sözleşmedir. Herkesi diyaloğa davet ederiz, bütün toplum kesimlerini diyaloğa davet ederim. Beraber yeni bir Türkiye inşa etmemiz lazım. Bu sözleşme mantığı içinde elimizden geleni yaparız. Eğer bu güce ulaşamazsak, o zamanda yine gelin buradaki aksak olan hususları beraber toparlayalım diye çağrıda bulunacağız. Anayasanın temel ilkesi insan odalı olmalı. Başkanlık sistemi otoriterliğe yol açar demek yanlış. (ANKA/DEVAM)

(HSN/ÖZK)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.