Bu Stresten Nasıl Kurtulacağız 3

Adil Kurban yazdı...

Adil Kurban 30.12.2018, 15:12
Bu Stresten Nasıl Kurtulacağız 3

Şimdi bu konuyla ilgili ilk iki yazımızda, durum analizi yapıp bir nebze olsun kendimizi de tanımaya çalıştık.
Bu yazımızda daha çok stresle karşılaşma durumları ve sonuçlarını, bazı stresten kurtulma yollarını ve konuyla ilgili bazı özel durumları da konuşalım.

En başta en kısa özetiyle ifade edilirse, olaylar bizim algılarımıza göre bizde duygulanım oluşturuyor. İşte bunu iyice anlamalıyız. Aynı cümle iki farklı insanda onların durumlarına göre farklı duygulanım oluşturabilir. 
Mesela onun için evlilikte küfüvlük gerek demişler, yani denklik, bu da en başta kültürel dinsel yöresel denklik anlamına geliyor. Bir sözün anlaşılmasının en az 5 kuralı vardır bu gazetecilikte de hemen hemen böyle öğretilir. Kim demiş, kime demiş, ne demiş, hangi makamda demiş, ne için demiş. İşte birde altıncısı dinleyenin su-i zannı veya hüsnü zannıdır.

Umarım bu kısa özeti teşmil eder yani daha geniş halde olaylara bakarken kullanır ve yapmamız gerekeni doğru tespit ederiz.
Olay-doğru tespit-doğru-reaksiyon peki bu her zaman birbirine uyumlu olabilir mi ? Olmazsa zaten kaos çıkar. Ama kaos teorileri içinde en önemli bir nokta sonuç olarak her kaos sonrası bir düzenin oluştuğudur. Evlilikte bu evreye balayı evresi deniyor. Yani bir anlaşmazlıkla kaos oluşursa, ardından oluşan kaosun sonrasında bir yumuşama tolerans evresi oluşuyor buna balayı evresi deniyor. Tabii bu olmazsa kaos sonrası birliktelik bozulabilir ve yeni bir düzen akabinde kurulmak zorunda kalınır bilirsiniz ALLAH’ın (a.c) sevmediği helal ise ayrılmakmış. Bu tür durumlarda çiftlerin ailelerinden uygun olan hakem seçilir ve onlarla sorunlar istişare edilir ve edilmeli. Bugünlerde bu pek yapılamadığından evlilik danışmanlık hizmeti veren psikolog veya psikiyatristlere başvuruluyor.

Hep evlilikten örnek verdik ama bizim daha birçok sorunumuz var. Şimdi en kısa özete geri dönersek, olaylar algılara göre duygulanım oluşturuyorsa, olaylara bakış açımız bizde duygulanıma sebep olacak, aynı olaya ya gülebilir ya da hüzünlenebiliriz. Tabii bu olayı ‘dayak delisi’ olmakla karıştırmayalım. Bu tabirde dayak yiye yiye duyarsızlaşmış çoğunlukla çocuk veya birisi kastedilmiş. 

Bu yazı dizisinin 1.sinde insanın kültürü, inancı, bakış açısı ile dünyaya baktığı ve buna göre olaylara tolerans geliştirdiği hatta belaya sevinebildiğini ama bunun bir Stockholm Sendromu olmadığını da anlatmıştık. Esas olarak yetişmiş insanın bakış açısı bu şekilde şekillenir. 
Mesela tabiatta ki hadiseler, yağmur, fırtına, güneş açması, sıcaklık, soğukluk…yüksek irtifa veya denizin verdiği rahatlık…bunlar hem şükür mutluluk hem hüzün sebebi olabilirler. Ama insan dünyada kızdığı onu belki de kahreden şeyleri saysa, bir elinin parmak sayısını geçmeyebilir. Şükredilecek, mutlu olacak şeyleri saysa emin olun ömrü saymaya yetmez. Peki biz niye bu kadar çok bu kadar az olan şeye mütemadiyen kafamızı takıyor ve bu kadar güzellikleri göremiyoruz! Bunun birçok sebebi bize verilen kabiliyetleri tanımayıp yanlış istimalimiz. Örneğin beka korkusu yani ölmekten korkmak bize canımızı korumak için verilmiş ama biz gereksiz vesvese yapıp korkarsak o zaman kendimizi de koruyamayıp birçok insan ve şeye zarar verebiliriz. 
Yani o kadar çok geçici, belki üzücü hadiseleri gözümüzde büyütüyoruz ki, bundan her türlü kaos ortaya çıkıyor. Halbuki her şeye akılcı çözümler bulunabilir. Bulunamadı ise ne yapalım kahrolmanın gereği yok, velev tüm servetimizi kaybettik biz yaşıyoruz ya, yani bizim için dünya sınavı devam ediyor. Dünyaya geldiğimizde üzerimizde giyecek bir şey yoktu giderken de en iyi ihtimal bir kefene sarılıp gideceğiz yani elimiz boş geldik madden boş gideceğiz ama ne gelişimiz boşunaydı ne de gidişimiz boşuna olacak. Bu mesele bir önce ki yazı da tartışıldığı gibi ondan öncekilerde de yazıyla ilgisine göre derlenmişti. Peki psikoloji de ve psikiyatrik tedavilerde ne yapılıyor !? Esas olarak olay kanıksatılmaya, bu şekilde sınırları çizilmeye haddi sınırlandırılmaya bazen de başka şey ve olaylar göz önüne getirilip dikkat olaydan uzaklaştırılmaya, olayın önemi ve öncelik sırası değiştirilmeye çalışılır. Kullandığımız bazı ilaçların etkileri ise hatta algıyı değiştirecek kadar etkili. 

Bir gün bir hasta annesi geldi , bende o sırada idarecilik yapıyorum nasıl yoğunum tarif edemem. Benim oğlum herkesten her şeyden kaçıyor dedi. Odasından çıkmıyor, televizyon seyredemiyor, bazen ses duyduğunu da sözlemişti, kontrol edemiyoruz, bize zarar da veriyor, bazen daha kötü oluyor bazen de biraz daha iyi, işine gidebiliyor ama tutunamıyor. Ben buraya getirebilir misin? dedim, hayatta gelmez başhekim bey dedi, doktora götüremiyoruz . Hasta annesi bunalmıştı kendini çaresizlik içinde hissediyor, ne yapacağını şaşırmış nereye kime başvurabileceğini de bilmiyor artık en son bana gelmişti. Anlatım bir şizofreni vakası idi, belki paranoid belki değil. Bende tıbben suç işledim. Hastayı görmeden ama kullanımında zarar vermeyecek düşük doz antipsikotik ilacı yemeklerine koydurdum. Hasta bir süre sonra odasından çıktı, ailesiyle diyaloğa girdi. Şimdi dedim aklı başına geliyor seni dinleyebilir. Ona insanın yaradılışında verilmiş bir kabiliyeti anlat onu artık gelmeye ikna et. O kabiliyet ise iki algaç, R.Nur külliyatı 21. Sözün 2.mebhasında olmalı vesvese dersinde anlatılmış. 
Biri ilham düğümü yani insana bilmediği, kendisine özel durumuyla ilgili bilgi verilen ilham algacı diğeri vesvese düğümü ki bu insana kötü şeylerin adeta üflendiği yer(Bunlarında teferruatı var ama bu yazıya sığmayacak). Bunların hepsi birer teşbih yani benzetme lütfen dikkat edelim. İşte bu vesvese düğümü kişiden kişiye farklı işleyebiliyor. Kiminde sıkıntı evham geliyor, kiminde görüntü, ses geliyor, diye tarif ediyorum. Hastama anlatırken de bunun farklı bir kabiliyet olduğunu herkesin görüntü ses göremeyeceğini söylemesini ve bizim ilaçların işte bu görüntü ve sesin geldiği yeri kapattığını anlatmasını söyledim. Bunu bir psikiyatri uzmanı arkadaşımla paylaştığımda bana ‘ Bu anlattığın mekanizmayı hastalarımda kullanabilir miyim dedi?! Patenti sende kalsın (gülme efekti yazıda veremiyorum), rica ederim memnun olurum dedim. Bu bilgi de benim değil ki, yine ilham’ı İlahi, kabiliyete, uğraşa göre veriliyor(kabiliyetide, ilhamı da veren onun yaratıcısı, bana ise sadece niyeti kalmış). Velhasılı üstün kabiliyetli hastamızı hastaneye getirmeyi başardık. Kalanda orada halloldu. 

Gelecek yazımızda olayı biraz daha toparlayıp biraz da üstün kabiliyette olan insanlardan bahsedelim, sorunlara nasıl çözüm bulmalıyız tartışalım, ne dersiniz ?


Yorumlar (0)
11°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Sözleşmeli Personelin kadroya geçirilmesini doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 13 Aralık 2019
İmsak 06:25
Güneş 07:55
Öğle 12:48
İkindi 15:10
Akşam 17:31
Yatsı 18:56
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 14 30
2. Beşiktaş 14 27
3. Trabzonspor 14 26
4. Başakşehir 14 26
5. Fenerbahçe 14 25
6. Galatasaray 14 23
7. Alanyaspor 14 22
8. Göztepe 14 20
9. Malatyaspor 14 20
10. Denizlispor 14 18
11. Çaykur Rizespor 14 17
12. Gaziantep FK 14 17
13. Gençlerbirliği 14 14
14. Konyaspor 14 14
15. Kasımpaşa 14 12
16. Antalyaspor 14 12
17. Kayserispor 14 10
18. Ankaragücü 14 9
Takımlar O P
1. Hatayspor 14 30
2. Akhisar Bld.Spor 14 25
3. Erzurum BB 14 24
4. Bursaspor 14 23
5. Ümraniye 14 22
6. Keçiörengücü 14 22
7. Menemen Belediyespor 14 22
8. Fatih Karagümrük 14 20
9. Balıkesirspor 14 19
10. Giresunspor 14 19
11. Adana Demirspor 14 18
12. Altay 14 17
13. İstanbulspor 14 15
14. Altınordu 14 13
15. Osmanlıspor 14 11
16. Boluspor 14 11
17. Adanaspor 14 9
18. Eskişehirspor 14 5
Takımlar O P
1. Liverpool 16 46
2. Leicester City 16 38
3. Man City 16 32
4. Chelsea 16 29
5. M. United 16 24
6. Wolverhampton 16 24
7. Tottenham 16 23
8. Sheffield United 16 22
9. Arsenal 16 22
10. Crystal Palace 16 22
11. Newcastle 16 22
12. Brighton 16 19
13. Burnley 16 18
14. Everton 16 17
15. Bournemouth 16 16
16. West Ham 16 16
17. Aston Villa 16 15
18. Southampton 16 15
19. Norwich City 16 11
20. Watford 16 9
Takımlar O P
1. Barcelona 15 34
2. Real Madrid 15 34
3. Sevilla 16 31
4. Real Sociedad 16 27
5. Getafe 16 27
6. Athletic Bilbao 16 26
7. Atletico Madrid 16 26
8. Valencia 16 26
9. Granada 16 24
10. Osasuna 16 23
11. Real Betis 16 22
12. Levante 16 20
13. Villarreal 16 19
14. Real Valladolid 16 19
15. Deportivo Alaves 16 18
16. Eibar 16 15
17. Mallorca 16 14
18. Celta de Vigo 16 13
19. Leganés 16 9
20. Espanyol 16 9
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@