Sözleşmeli ve Ücretli Öğretmenliğe Son Verilmelidir!

Abdullah Damar yazdı

Sözleşmeli ve Ücretli Öğretmenliğe Son Verilmelidir!

Abdullah Damar yazdı

20 Kasım 2018 Salı 13:05
Sözleşmeli ve Ücretli Öğretmenliğe Son Verilmelidir!

Sözleşmeli ve Ücretli Öğretmenliğe Son Verilmelidir!

1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 43.maddesinde öğretmenlik şu şekilde tanımlanmaktadır; “Öğretmenlik, Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir. Öğretmenler bu görevlerini Türk Milli Eğitiminin amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak ifa etmekle yükümlüdürler. Öğretmenlik mesleğine hazırlık genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon ile sağlanır. Yukarıda belirtilen nitelikleri kazanabilmeleri için, hangi öğretim kademesinde olursa olsun, öğretmen adaylarının yüksek öğrenim görmelerinin sağlanması esastır.”
Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin 4.maddesi  ise sözleşmeli öğretmeni; “Millî Eğitim Bakanlığının boş öğretmen norm kadrosu bulunan örgün ve yaygın eğitim kurumlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında Kamu Personel Seçme Sınavı sonucuna göre sözlü sınava çağrılıp başarılı olanlar arasından süreli olarak istihdam edilenleri,” ifade eder, diye tanımlamıştır.

Ücretli öğretmenlik ise MEB Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders saatlerine İlişkin Kararın 9.maddesinde tanımlanmıştır; “Yüksek  nöğrenimli olmak koşuluyla, resmî görevi bulunmayanlar ile emeklilere okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim, özel eğitim ve yaygın eğitim kurumlan ile yabancı uyrukluların eğitim gördüğü geçici eğitim merkezlerinde haftada 30 saate, kadar ek ders görevi verilebilir.”

Bu üç mevzuat belgesine bakıldığında öğretmenliğin kadrolu, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik şeklinde üç statüye ayrıldığı görülmektedir. MEB’in neden böyle bir çeşitlendirmeye gittiği konusunu sorguladığımızda ise karşımıza, kadrolu öğretmenlerin kazanılmış haklarının büyük bir kısmının sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerde olmadığı gerçeği çıkar. Bu üç öğretmenlik statüsünü işe giriş, sözleşme, ücret, izinler, sigorta primi, örgütlenme hakkı ve güvence açılarından karşılaştırmak gerekirse;

Tabloda görüldüğü gibi kadrolu öğretmenlerin kazanılmış haklarının büyük bir bölümü sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerde ya azaltılmış, ya da ortadan kaldırılmıştır. Bu durum geleceğin mimarı olan öğretmenlerin statüsünü ayaklar altına almakta ve genel olarak mutsuz olmalarına yol açmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığının son açıkladığı öğretmen norm kadro açığı 97 bin civarındadır. Bu açığın bir kısmının ücretli öğretmenler tarafından, bir kısmının ise maaş karşılığı ders saatlerini dolduramayan öğretmenler tarafından karşılandığı bilinmektedir. Norm kadro açığı kapatıldığında, ücretli öğretmenlik statüsü de ortadan kalkacaktır. 
Sonrasında sıra sözleşmeli öğretmenliğin ortadan kaldırılmasına gelmeli, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nün arifesinde olduğumuz bu günlerde, sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının ortadan kaldırıldığı, bütün sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirildiği açıklaması, yapılmalıdır.
 

Son Güncelleme: 20.11.2018 13:08
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.