Maarif Müfettişlerinin Hukuksal Sorumluluğu - Abdullah Damar

Maarif müfettişleri görev yaparken, yönetmeliğin 68.maddesine göre, şu ilkelere uymak zorundadırlar...

Maarif Müfettişlerinin Hukuksal Sorumluluğu - Abdullah Damar

Maarif müfettişleri görev yaparken, yönetmeliğin 68.maddesine göre, şu ilkelere uymak zorundadırlar...

06 Ağustos 2017 Pazar 17:11
Maarif Müfettişlerinin Hukuksal Sorumluluğu - Abdullah Damar

Maarif Müfettişlerinin Hukuksal Sorumluluğu

Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Denetim Başkanlığı ile Maarif Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği ile maarif müfettişleri ve maarif müfettiş yardımcılarının çalışma usul ve esaslarının yanında; nitelikleri, yarışma ve yeterlik sınavları, yetiştirilmeleri, atanmaları, yer değiştirmeleri, görev, yetki ve sorumlulukları belirlenmiştir.

Maarif müfettişleri görev yaparken, yönetmeliğin 68.maddesine göre, şu ilkelere uymak zorundadırlar;[i]

a) Bireysel ve kurumsal farklılıklar ile çevresel faktörleri dikkate almalıdır,

b) Yol gösterici ve önleyici rehberliği öne çıkararak düzeltmeyi, iyileştirmeyi ve geliştirmeyi esas almalıdır,

c) İyi uygulama örneklerini yaygınlaştırmalıdır,

ç) Sistemin risk alanlarının belirlenmesini ve giderilmesini sağlamalıdır,

d) Usulsüzlük ve yolsuzlukları önlemelidir,

e) Açık, şeffaf, eşit, demokratik, bütüncül, güvenilir ve tarafsız olmalıdır,

f) İşbirliğini ve katılımı içermelidir,

g) Başarıyı ön plana çıkarmalı, teşvik etmeli ve ödüllendirmelidir,

ğ) Bilimsel ve objektif esaslara dayalı olmalıdır,

h) Etkili, ekonomik ve verimli olmalıdır.

Kuşkusuz bu ilkelerin tümü aynı derecede olmak üzere çok önemlidir ancak maarif müfettişlerinin açık, şeffaf, eşit, demokratik, bütüncül, güvenilir ve tarafsız olması ilkesi, görev yaptıkları kurumlardaki ‘insan’ unsurunu doğrudan ilgilendirdiği için çok daha önemlidir. Çünkü maarif müfettişleri bu ilkeyi bilerek veya bilmeyerek çiğnedikleri takdirde rehberlik, denetim, inceleme ve soruşturma yaptıkları kurum ve görevlilere karşı sorumluluklarını yerine getirmemiş olurlar.

Aynı yönetmeliğin 65. ve 66.maddesi de maarif müfettişlerinin güvencesi ve görevden alınmasını düzenlemektedir. Bu maddelere göre; Müfettişler, kendi istekleri dışında veya rehberlik ve denetim hizmetlerinin gerekleri ile bağdaşmayan sıhhi, ahlaki veya mesleki yetersizlikleri tespit edilmedikçe görevden alınamaz; diğer idari görevlere atanamazlar. Sıhhi, ahlaki veya mesleki yetersizlik hallerinin yargı kararı, sağlık kurulu raporu veya müfettiş raporu ile belgelendirilmesi esastır. Devlet memurluğundan çıkarmayı gerektiren durumlar hariç olmak üzere, müfettiş yardımcılığı döneminde yetersizlikleri tespit edilenler ile müfettişlikle bağdaşmayacak tutum ve davranışları sabit olanlar, yeterlik sınavı beklenmeksizin Bakanlıkta durumlarına uygun başka kadrolara atanırlar.

Maarif müfettişlerinin meri mevzuata hâkim olmaları, memur disiplin suçları, cezaları ve disiplin soruşturmasına hâkim olan temel ilkeleri bilmeleri zorunludur. Bu ilkeler bilinmeden veya bilindiği halde ilkelere aykırı davranılarak soruşturma yürütüldüğü takdirde, sorumluluktan kaçınılamaz.

Bir maarif müfettişi disiplin soruşturması yürütürken, kanunsuz suç ve ceza olmaz, hiç kimse, kanunda suç olarak belirtilmeyen bir fiilden dolayı cezalandırılamaz ve hiç kimseye kanunda yer almayan bir ceza verilemez, olarak tanımlanan ve kanunilik ilkesi olarak bilinen ilkeden haberdar olmayabilir mi?

Yine maarif müfettişi, geçmişe etkili bir şekilde disiplin cezası verilemez, anlamına gelen geçmişe yürümezlik ilkesinden, yani bir idari işlem olan disiplin cezasının, bütün idari işlemler gibi geleceğe yönelik olarak etki ve sonuç doğuracağından haberdar olmadan soruşturma raporu düzenleyebilir mi?

Üstüne üstlük bir maarif müfettişi, aynı soruşturmada, soruşturulan memur hakkından, memur olmadan önce işlendiği iddia edilen fiillerden dolayı rapor düzenleyerek, yürürlüğe ileri bir tarihte giren bir maddeden dolayı rapor düzenleyebilir mi?

Biz, maarif müfettişlerinin, bütün bu ilkelerin çiğneyerek soruşturma raporu düzenlemeyeceğini düşünüyoruz ancak zaman zaman tarafsızlığını yitirip, mesleki etik ilkeleri de çiğneyip, hissi ve siyasi düşüncelerinin etkisi altında kalarak soruşturma raporu düzenleyen maarif müfettişleriyle de karşı karşıya kalındığına tanık oluyoruz.

Örneğin; bir maarif müfettişi; memur olmadan önce yaptığı sosyal medya paylaşımları nedeniyle ilgili memur hakkında memurluktan çıkarma cezası teklif edebiliyor. Aynı maarif müfettişi, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren, bir düzenlemeye dayanarak, ilgili memur hakkında memuriyetten çıkarma cezası teklif edebiliyor. Bir başka soruşturmada, hiçbir somut delil olmadan, sadece ilgili birimlerden gelen bir cümlelik yazı nedeniyle memur hakkında disiplin cezası isteyebiliyor.

Bu örneklerde sözü edilen maarif müfettişi, açık, şeffaf, eşit, demokratik, bütüncül, güvenilir ve tarafsız olma özelliklerini bir tarafa bırakarak, siyasi düşüncelerinin tesiri altında görev yapmaya başlamış demektir.

Bu anlamda, disiplin soruşturması yürüten maarif müfettişleri de meri mevzuata uymakla yükümlüdürler. Bilerek veya bilmeyerek meri mevzuata aykırı hareket ederek soruşturma yürüten maarif müfettişleri de bu sorumluluklarının hesabını idari makamlara ve yargı organlarına vermekten kaçınamaz.

Kamuda hiçbir makam kanunsuz işlem yapmakta serbest değildir. Kaynağını, kanunlardan almayan hiçbir işlem de ilelebet geçerliliğini sürdüremez. Yargı makamları bütün kamu görevlilerini bağlayıcı nitelikte kararlar alarak idarenin ve kamu görevlilerinin keyfi işlem yapmasının önüne geçmiştir ve bundan sonra da bu keyfiyetin önüne geçeceğine dair inancımız tamdır.ELİĞİ.

KamuGundemi.com

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
TIK TIK BİLDİRİCİ 2017-08-29 00:38:59

Bunlar hep tarih oldu. şimdi meb teftiş kurulu yönetmeliğine bakınız.
bütün bunlardan maaadaaaa;
eğer ki il milli eğitimlerde çalışan maarif müfettişlerince soruşturulan ve ceza alan memurlar varsa 9 Aralık 2016 ayından bu yana bu müfettişlerin soruşturma yapma görevleri yoktur.
Bundan dolayı mahkemelerde bunu da esastan ileri sürünüz.
Bu ülkede ehliyeti elinden alınan devlet memuruna devletin aracını vermezler ama yasa ile soruşturma ve denetim görevi elinden TBMM tarafından çıkarılan yasayla elinden alınan müfettişe denetim görevi vermezler ama bolca soruşturma yaptırırlar.
HANGİ KANUNA GÖRE:
5442

Demekki idare mahkemelerinde çok fazla dava kaybedecek maarifimiz....