Bilim ve Sanat Merkezlerinin Önemi

Abdullah Damar yazdı...

Bilim ve Sanat Merkezlerinin Önemi

Abdullah Damar yazdı...

12 Nisan 2018 Perşembe 09:18
Bilim ve Sanat Merkezlerinin Önemi

Bugünlerde, ‘Bilim ve Sanat Merkezlerine öğrenci seçimi süreci, ilk tanılama sınavları sonuçlarının açıklanmasıyla, yeni bir aşamaya geldi. Nisan ve mayıs aylarında bireysel tanılama sürecinin de tamamlanmasıyla, merkezlere kayıt olmaya hak kazanacak öğrenciler belirlenmiş olacak.

Bilindiği gibi, bilim ve sanat merkezleri, üstün ve özel yetenekli olarak tanılanan öğrencilere eğitim veren kurumlardır.

Bilim ve Sanat Merkezlerinin kuruluş amacı, Millî Eğitim Bakanlığı Bilim ve Sanat Merkezleri Yönergesinin, ‘Amaçlar’ başlıklı bölümünde yer alan 6.maddede şu şekilde açıklanmıştır;

-Türk millî eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri doğrultusunda BİLSEM’de sunulan eğitim hizmetleri ile özel yetenekli öğrencilerin;

a) Atatürk ilke ve inkılaplarını benimseyen; ailesini, vatanını, milletini seven, ülkesine karşı görev ve sorumluluklarını bilen, bunları davranış hâline getirmiş bireyler olarak yetiştirilmesi,

b) Ülkesinin millî, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip; lider, yapıcı, yaratıcı ve ülke kalkınmasına katkıda bulunan bireyler olarak yetiştirilip geliştirilmesi,

c) Bilimsel düşünce ve davranışlarla estetik değerleri birleştiren, üretken, sorun çözen, kendini gerçekleştirmiş bireyler olarak yetişmeleri, yetenekleri ve yaratıcılıklarını erken yaşta fark ederek en üst düzeyde kullanmaları,

ç) Öğrencilerin yaratıcı düşünce, keşif, icat, sosyal ilişkilerde başarı, inovasyon, liderlik, iletişim ve sanatsal beceriler kazanmaları,

d) Özel yetenekleri doğrultusunda bilimsel çalışma disiplini kazanmaları, disiplinler arası düşünme, sorunları çözme, belirlenen ihtiyaçları karşılamaya yönelik projeler gerçekleştirmeleri, amaçlanır.

Bilim ve sanat merkezleri bu amaçlar çerçevesinde çalışmalarını sürdürmektedir.

Üstün ve Özel Yeteneklilik, Dönmez (2009) tarafından; bireyin, genetik özelliklerle var olan ve çevresel uyaranlarla gelişen; fiziksel büyüme ve gelişim, hareket gelişimi, algı  dikkat kontrolü, analiz, sentez, problem çözme gibi bilişsel gelişim, dili anlama ve ifade etme yeteneği, sosyal, duygusal ve estetik gelişim alanlarının birinde ve/veya birkaçında ya da hepsinde çeşitli gözlem ve ölçme araçlarıyla uzman kişiler tarafından gözlenen ve/veya ölçülebilen, yaşıtlarından ileri düzeyde olma durumu, olarak tanımlanmıştır.[i]

Dünyada ve ülkemizde üstün ve özel yetenekli öğrencilerin, çağ nüfusuna oranı % 2,3 düzeyindedir.

Üstün zekâlılar, üstün yetenekliler ve yaratıcı çocuklarla ilgili kaynaklara bakıldığında 1957 yılı önemli bir tarih olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tarihte Sovyetler Birliği uzaya ilk uzay aracını, Sputnik’i fırlatmıştır. Bu tarihten sonra üstün zekâlıların, üstün yeteneklilerin ve yaratıcı çocukların eğitiminde batıda çığır açılmıştır. Batı ülkeleri, Sovyetler Birliğinin uzayla ilgili gelişmelerde kendilerini geçme nedenlerini araştırırken karşılarına üstün zekâlı ve üstün yetenekli çocukların eğitimine Sovyetlerin verdiği önem çıkmıştır. Bu tarihten hemen sonra üstün zekâlıların eğitiminde gerek eğitim programları gerekse tanılama boyutlarında çeşitli uygulamalara başlamışlardır. Bu gelişim kendisini doğal olarak Türkiye’de de göstermiş ve 1964 yılında Ankara Fen Lisesi kurulmuştur. Bu lisenin kuruluş amacı fen ve matematik alanında üstün yetenekli çocukları, ülkenin gereksinme duyduğu bilim adamı ve araştırıcı olarak yetiştirmektir.[ii]

Bilimsel gelişmelere, buluşlara ve doğal olarak ülkenin gelişmesine-kalkınmasına doğrudan etki eden yeniliklerin geri planındaki üstün yetenekli öğrencilerin tespit edilerek, eğitilmesi, yönlendirilmesi ve onlara uygun yaratım koşullarının oluşturulması ülkemi,z için de yaşamsal önemdedir. Bu anlamda bilim ve sanat merkezleri, yönergesinden, müfredatına, fiziki mekânından, materyallerine, öğretmen seçiminden, yönetim politikasına kadar her açıdan özel bir konumda olmalıdır.


[i] Prof.Dr. Necate BAYKOÇ DÖNMEZ ÜSTÜN ve ÖZEL YETENEKLİ ÇOCUKLAR ve EĞİTİMLERİ. 2009

[ii] http://www.ustunzekalilarmerkezi.org/4-ustun-yetenekli-cocuk-egitiminin-tarihcesi/

KamuGundemi.com

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.